TOPLUM, DEVLET VE HUKUK

TOPLUM, DEVLET VE HUKUK

ABONE OL
24 Şubat 2021 09:27
TOPLUM, DEVLET VE HUKUK
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Gericiliği, elinde siyaseten meşru hükmetme gücü olanın her türlü mağduriyete neden, vesile ve seyirci kaldığı bir işleyiş düzeni diye tanımlayabiliriz. Dolayısıyla, gericiliği adaletsizliğe, adaletsizliği ise yaşama ilişkin değerlerin adil paylaşılmaması ve kazanılmış her türden hakkın teslim edilmemesi sonucu ortaya çıkan hak gaspı tanımına indirgeyebiliriz. Yaşamın tümünü kapsayan ve her alanını ilgilendiren genel bir durumdur, bu.

Aile, toplum ve bir milletin başına açılmış tüm toplumsal belaların kaynağında siyaset eliyle oluşturulmuş mağduriyetler bulunur. Hukuk (yazılı ve yazılı olmayan kurallar) eliyle yetki sınırları çizilmiş siyasal otoritenin ilk işi denetim, gözetim ve koordinasyon eliyle mağduriyetlerin oluşmasını engellemek, bir mağduriyet oluştuğunda da gene hukuk eliyle bunu gidermeye ya da mümkünse tamamen ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Mağduriyetin telafisi oranında toplum rahatlar.

Ancak mağduriyetin nedeni, vesilesi ve izleyicisine dönüşen iktidar halkı, devlet bekasının salt kendi iktidarına bağlı olduğu tezine inandırmaya çalışır. Nihayetinde, siyasal mevcudiyetini, ileri sürdüğü tezin halk nezdinde karşılık bulmasına adayan iktidar gün geçtikçe siyasi sermaye, meşruyet ve meşrebini yitirmeye başlar. Bunları yitirdiği oranda her yönüyle gerçeklerden daha da koparak tamamen serbest düşüş haline geçer. Elinde kalan son siyasi sermayesini memleketin asli meselelerine harcamak yerine, hikayelerle tüketen iktidar, artık ne ekonomiyi, ne de politikayı yönetebilir. Tüm bunların bir adım ötesindeyse iktidarın bürokratik işleyiş ve düzen üzerindeki kontrolü kaybetmesi yer alır.

Her iktidarın asli görevi, evvela gençler ve kadınlardan başlayarak tüm toplum kesimlerini enerjisini açığa çıkaracağı üretim faaliyetlerine yönlendirmek, bu enerjinin büyümesi için hem birey hem de toplumun sosyalleşme kapasite ve mecralarını arttırmak, üretim yapmayı kolaylaştırmak, halkın önünü sonuna kadar açmak, her alanda mağduriyet oluşumunu engellemek ve toplumu nihai hedefine ulaştırabilmek için özel ve kamu hukukunu yaşamın bütününde egemen kılma amacıyla yönettiği devlet aygıtını çağın gereksinimlerine uygun biçimde güncelleyerek yönetmektir.

Habil ve Kabil’den itibaren insanlığın tarihi yapılan haksızlıklara karşı destansı hak arayışlarının tarihi olduğundan hareketle adalet arayışından asla vazgeçmemek, böyle gelmiş böyle gider dememek gerekir. İnsanımız en ağır koşullarda dahi siyasetten umudunu kesmemelidir. Siyasetin ortaya çıkardığı sorunları, gene siyasetle ortadan kaldırabiliriz, çünkü. Siyasetten umudun kesildiği an, gerçekte ona en çok ihtiyaç duyulduğu andır.

Toplumu mağduriyetten koruyacak tek bir karma aşı vardır, o da; şeffaflık, liyakat, denetim ve hesap sormanın devletteki devamlılığını hukuken garanti altına almadır. Devlet yanlış zihniyetin, kötü yöneticinin, yahut ta kötü el ve emellerin eline düşer, ağlarına takılırsa toplumu sefalete bağışık kılacak tek aşı budur. Çocuklarımızı mağduriyet ve sefalete karşı korumanın biricik yolu evrensel hukuku yaşamın tümünde egemen kılmaktır.

Devletin güzel ahlakı liyakat ve şeffaflıktır, imanı vatandaşıyla hukuki çerçevede karşılıklı kurmuş olduğu köklü güven ilişkisi, dini de adalettir…

Kayırmacı/ ideolojik siyaset, farklı toplum kesimlerine özgü değerler içine gizlenmiş enerjinin devlet çatısı altında bütünleşerek ortak akla-güce ve uygarlık yapıcı iradeye dönüşmesini engeller.

Dünya çapında tarihe damga vurmuş uygarlıkların ortak özelliği, farklı topluluklara ait özgün enerjileri devlet/yönetim şemsiyesi altında harmanlayıp, onlardan sinerji elde etme yeteneğidir. Ortak akıl ve uygarlık yapıcı iradenin altında bu sinerji bulunur. Bu tip yönetsel siyasi yapıların politik literatürdeki karşılığı İmparatorluk’tur.

Mağduriyet kaynaklı sosyal travmalar, adına ahlaki-kültürel değerler denilen, özünde toplumu bir, diri ve iri yapmaya yarayan tüm sosyal doku ve mekanizmaları felç ederek toplumu savunmasız bırakır.

Bu bağlamda siyasetin tarafı adaletin tarafı, yanı da sadece mağdurun yanı olmak zorundadır. Siyaset, bunu yaptığında güçlü olan değil, haklı olan kazanır. Haklı olan kazandıkça vatandaş, toplum ve devlet bir olur, diri olur ve de iri olur. 

Bir, iri ve diri olan toplumlar uygarlık kültürünün yaratıcısı ve taşıyıcısı; kendisi olurlar…

Siyasetin tarafı adaletsizliğin, yanı da yandaşın yanı olduğunda; haklı olan değil, güçlü olan kazanır. Güçlü olan kazandıkça bir elin sayısı kadar yandaş büyürken,  devlet de küçülür. Devlet küçüldükçe ortaya bugün yaşadığımız krizler çıkar. Büyük ve güçlü devlet olmanın ölçeği, vatandaşın mağdur olmasını engelleme ve sorunları vatandaşa en alt seviyede aksettirmeyle orantılıdır.

Siyaset Arapça seyis etmek, politika ise Yunanca’da kent/ şehir anlamına gelen Polis kelimesinden türemiştir. Her ikisi de farklı dillerden gelmelerine rağmen, bugün toplumu yönetme ve idare etme anlamında kullanılan eş anlamlı terimlerdir.

Adaletin olmadığı bir toplumsal yapı içindeki insan ve değişik özelliklere haiz toplulukları birlik ruhu etrafında bir araya getirip aynı hedefe yönlendirmek mümkün değildir. Aynı şekilde, insanı verimli çalıştırmak, üretime kanalize etmek ve bu çerçevede demokratik uygar toplumu kurmakta mümkün olamaz. Kısacası her türden güçlü ve etkin toplumsal örgütlenme veya teşkilatlanmanın temeli adalettir.  Ancak, bu normu hukuk ve devlet düzleminde kurumsallaştırmaya muvaffak olabilen toplumlar üretim ve bilgi toplumu olmayı hak ederler. Bir siyasetçi toplumu refaha eriştirme iddiasında ise vatandaş ilk önce onun, hukuk ve adalet adına yaptıklarını ve yapacaklarını mercek altına almak zorundadır. Toplum açısından adalet adeta, uygarlaşma ve zenginleşmenin turnusol kağıdıdır.  

Bu yazıyı, başta Beyyurdu Küme evleri sakinleri, deprem mağdurları, dükkanını açamayan işyeri sahipleri, deprem sonrası ve pandemi süresince devletten yeterli “maddi ve manevi” desteği göremeyenler, pandemi nedeniyle işsiz kalan serbest meslek erbapları ile yoksulluk ve yasakları bir kadermiş gibi yaşamak zorunda kalan vatandaşlarımız olmak üzere her türden mağduriyet içinde yüzen insanımıza ithaf ediyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.