TAM KAPANMA SÜRECİNDE AİLE İÇİ İLİŞKİLER

TAM KAPANMA SÜRECİNDE AİLE İÇİ İLİŞKİLER

ABONE OL
30 Nisan 2021 17:55
TAM KAPANMA SÜRECİNDE AİLE İÇİ İLİŞKİLER
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bildiğiniz gibi salgın hastalığın etkisinin azaltılması amacıyla hükümetimiz tarafından 29 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında tam kapanma kararı alındı. Öncelikle bu kararın ülkemiz için hayırlı olmasını ve olumlu sonuçlar doğurmasını diliyorum. Bu kararın sonuçlarının olumlu olmasının, toplumdaki tek tek bireylerin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesine ve kurallara uymasına bağlı olduğunu unutmayalım! Daha kötü günler yaşamamamız için kapanma sürecinde sorumlu davranmamız gerektiğini unutmayalım!

Kapanma tarihlerinde zorunlu haller dışında büyük çoğunluğumuz zamanımızı evlerimizde ailelerimizle birlikte geçireceğiz. Sosyal bir varlık olmamız nedeniyle belirli kısıtlamalar yaşamsal alışkanlıklarımızı değiştirdiği için bu dönemde hepimizde stres artışı görülebilmektedir. Davranışlarımızın kısıtlanması ve her zamanki konforumuzun bozulması stresi tetikleyen bir faktör olabilmektedir. Ayrıca salgın hastalığın ciddiyeti ve ne zaman biteceğine ilişkin belirsizlik ve kaygı bu stresi tetikleyici bir faktör olabilmektedir. Bu stresin yaşanması gayet normaldir. Ve de geçicidir bunu unutmayalım! İşte bu dönemde yaşanan stres artışı evde bir arada bulunan aile üyelerinin birbirleriyle iletişim sorunlarını artırıcı bir etkiye sahip olabilmektedir.  Bu durum aile ilişkilerinde çeşitli psikososyal zorlukları da beraberinde getirebilmektedir.

Peki bu süreçte artan stresle nasıl başa çıkılabilir ve bu kapanma-karantina süreci aile içi ilişkilerimizi kuvvetlendirmek için nasıl bir avantaja dönüştürülebilir? Ayrıca bu süreci çocuklarımızın öğrenme eksikliklerini tamamlamak için nasıl değerlendirebiliriz?  Bu soruların cevaplarını bu hafta birlikte değerlendirelim…

Aslında insanoğlu her türlü koşula uyum sağlayabilecek donanımlarla yaratılmıştır. Her türlü zorlukla başa çıkabilecek özelliklere de sahiptir. Öncelikle evde kapalı kalınan süreleri daha az stressiz geçirmenin sihirli formülü tek başına veya toplu olarak yapılabilecek “uğraşlar” oluşturabilmektedir. Eğer anne, baba veya çocuklar evde “boş” kalırlarsa elbette ki salgın hastalığın getirdiği kaygılar, belirsizlikler ve dışarı çıkamama gibi kısıtlayıcı etkenlerle stres artacak ve bu stres aile üyelerinin ilişkilerine olumsuz yansıyacaktır. Bu nedenle özellikle anne ve babaların çocuklarıyla birlikte hem topluca hem de tek tek evde yapabilecekleri “uğraşlar” edinmeleri gerekmektedir. Aile üyeleri evdeki zamanı kaliteli geçirmek adına birçok faaliyet gerçekleştirebilirler. Örneğin kitap okumak tüm aile üyelerinin tek başlarına gerçekleştirebilecekleri en önemli stres azaltıcı ve de geliştirici bir faaliyettir. Aile üyeleri birlikte de birçok etkinlik yapabilirler. Örneğin evde internet erişimi varsa birlikte Türkiye’deki ve dünyadaki tüm sanal müzeleri gezebilirler. Yine online olarak tiyatro oyunları, filmler izleyebilirler. Sadece sanal ortamda yapılabilecek bireysel veya toplu etkinlikler yok elbette…  Bir önceki köşe yazımda da belirttiğim gibi Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün hazırlamış olduğu “Aile Etkinlik Rehberi” tam da bu zamanlar için eşsiz bir kaynaktır. Bu kaynaktan aile üyelerimizin birlikte veya bireysel olarak yapabilecekleri spor, sağlık, değerler, rehberlik, müzik gibi alanlarda birçok etkinlik yer almaktadır. Aile üyeleri bunları hep birlikte her gün düzenli olarak gerçekleştirebilirler.  Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığımızın özellikle çocuklarımızın salgın hastalık sürecinde desteklenmeleri ve salgın hastalık sürecinde yaşadığı olumsuz duygulardan uzaklaşmaları için hazırladığı kaynaklardan da yararlanılabilir. Bu çerçevede hazırlanan “Elif ile Alp” seri kitapçıklarında yer alan etkinlikler farklı yaşlarda çocuğu olan ailelerimiz için faydalı birer kaynaktır. Çocuklarımızın yaşadığı sıkıntı ve zorlukların aşılmasında bu kitaplar önemli birer rehberdir. Ailelerimiz ilgili kurumlarımızın sitelerinden bu kaynakları indirerek yararlanabilirler.

Bunların dışında çocuklarımızla gerek ev içerisinde gerekse bahçede (varsa) keyifli vakit geçirebilecek birçok etkinlik yapılabilir, oyunlar oynanabilir.  Böylece hareketsizlikten ve kapalı kalmaktan kaynaklanan huzursuzluk, stres azalacak aile içi iletişimin ve sosyalleşmenin artmasına imkân sağlanacaktır.

Aile içi bağları güçlendirmeye yönelik diğer bir formül ise aile üyeleri arasında “muhabbet saatleri” düzenlemektir. “Ne zamandan beri anne, baba ve çocuklar olarak birlikte tüm teknolojik araçları kapatıp bir muhabbet saati oluşturduk? Ne zamandan beri ekranlardan kafamızı kaldırıp birbirimizin yüzüne ve gözlerine bakarak sohbet ettik acaba?” diye kendimize sormalıyız. Kapanma sürecinde her gün belirli bir sürede bunu uygulamalı, herkesin duygu ve düşüncelerini ifade edebileceği, dertleşebileceği, soruların ve cevapların olduğu en az bir yarım saati böyle bir etkinliğe ayırabilmeliyiz. Bunu düzenli yaptığımızda aile bağlarımızın kuvvetlendiğini rahatlıkla görebileceğiz.

Tabi ki kapanma sürecinde dikkat etmemiz gereken diğer bir husus ise evde yapılabilecek faaliyetlerin mümkün olduğu kadar çeşitlendirilmesidir.  Hep aynı şeyleri yaptığımızda işler sıkıcı olmaya başlar. Burada bir uzman olarak anne ve babalara önemli bir hatırlatmayı tekrar tekrar yapmakta fayda görüyorum. Lütfen tüm karantina-kapanma zamanımızı sadece ve sadece televizyon izleyerek, teknolojik araçları kullanarak geçirmeyelim. Bu aile bağlarını koparan, stresi artıran, aileyi parçalayan bir faktör olacaktır.

Ailece yapılacak faaliyetler dışında kapanma sürecini çocuklarımızın öğrenme eksikliklerinin tamamlandığı, planlı bir çalışma ve takviye dönemi olarak da değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için ailelerimize bazı önerilerim olacak.  Anne ve babalardan tam kapanma sürecinde aşağıdaki önerilerimi dikkate alarak çocuklarını desteklemelerini rica ediyorum.

  • Öncelikle evde çocuklar için uygun bir çalışma ortamı düzenlenmelidir. Çocukların herhangi bir dış etki olmadan çalışabilecekleri düzenli, dikkat çekici unsurların az olduğu, sessiz bir çalışma ve uzaktan eğitim ortamı düzenlenmelidir.
  • Uzaktan eğitimi, canlı dersleri düzenli takip etme konusunda anne ve babalar takipçi olmalı, derslerin düzenli takibi konusunda kararlılık gösterilmelidir. Bu konuda takip anne ve babalarda; sorumluluk çocuklarda olmalıdır.
  • Öğrenme eksikliklerinin hangi derslerde ve konularda olduğuna ilişkin anne-baba-çocuk birlikte değerlendirme yaptıktan sonra canlı derslerin dışında kalan zamanlar bu eksikleri gidermek için değerlendirilmelidir.
  • Öğrenme faaliyetlerinin dışında anne-baba-çocuk olarak birlikte yapılacak sosyal etkinlikler de planlanmalı ve her gün düzenli olarak uygulanmalıdır.
  • Öğretmenlerle sürekli diyalog halinde olunmalı, onların tavsiyeleri dikkate alınmalıdır.
  • Çocukların internet ve teknoloji ile bağları kontrollü, sınırlı ve süreli olmalı; bu konuda takip ve yönlendirme anne ve baba tarafından yapılmalıdır.

Bu önerileri lütfen dikkate alalım ve uygulayalım. Böylece kapanma sürecini en iyi şekilde değerlendirmiş oluruz.  Ülkemizin ve dünyanın salgın hastalıktan en kısa sürede kurtulmasını diliyor, her birimizin bireysel olarak alınacak tedbirlere uymaktan sorumlu olduğumuzu unutmamamız gerektiğini hatırlatarak sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.