SÖZ OKURUN

SÖZ OKURUN

ABONE OL
9 Nisan 2021 12:20
SÖZ OKURUN
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hasbihâl                                        

Bu şehrin sorunlarından özellikle TOKİ’nin depremzedelerin âdeta alın yazıları ile kumar oynattığı Kura çekimi ile ilgili haftalardır yazıp çiziyoruz.

Bu kura da dağ fare doğurdu.

Bu kura bu şehre ve bu şehrin idarecilerine, bürokratlarına ve vekillerine yakışmadı, büyük haksızlıklar oluştu diye feryat ediyoruz.

Peki, biz feryat ediyoruz da bu yazılarımızı okuyan değerli okurlarımız ne diyor?

Onlara da bir dokunup bin ah işitiyoruz.

İşte onların söyledikleri…

***

Ö.B. isimli okurum diyor ki!..

“Selamünaleyküm abim eski kapı numaraları yanlış şimdikiler doğru dediler.  Ve tam emin olmadığım için fotoda çektim Arka tarafında bulunan e- 2 ye de baktım.  Tek düşüncem minareyi çalan kılıfını uydurur derler.

Zemin giriş sağ taraf 6 numara sol karşı tarafı 3 numara ile başlıyor

Abim daha önce 18 yerinde 16 vardı. 15’in yerinde 18 vardı. 17’nin yerinde 15 vardı. 16 yerinde 17 vardı. Video yeni bugün çektim, öncesi yanlıştır dedi orada bir işçi muhatap bulamadım.

Çevre Şehirciliğe sordum net cevap alamadım

Bu kardeşimizin noktasına virgülüne karışmadığım bu vahim iddiasına aydınlatıcı bir cevap verecek bir ilgili bir yetkili arıyorum. Acaba bulabilir miyim?

***

F.Y isimli bir okurumda…

“Elazığ 1980 öncesine kadar kalkınmış, üniversitesi olan, bereketli topraklarında bereket fışkıran, sanayisi ve ulaşımı ile örnek bir şehirdi.12 Eylül ile başlayan çöküntü,90’larda ve 2000’li yıllarda da devam etti. Hep kaybeden oldu. Olsun bakalım…” diyor.

***

N.A.A.

“Allah sağlık versin Mehmet Hocam. Ben yaptım oldu zihniyeti hâkim. TOKİ yapılmadan evvel bu şikâyetler olsaydı belki daha oturulur evler yapılırdı. Millet balkon istiyor. TOKİ yıllarca! Aynı ebatta balkon yapıyor. Bir metrekareyi geçmiyor balkonlar. Odalarda küçük. TOKİ arsayı küçültüyor kendisine satacak mülk ediniyor. Yüreğinize sağlık Hocam eksiklikleri çok güzel dile getirmişsiniz” diyor.

***

C.K, isimli okurumda…

“Eline, emeğine sağlık. Bu ülkede değişmeyen iki şey var.

1) Çözüm bekleyen sorunlar.

2) Soruları umursamayan yöneticiler. Selam ve saygılarımla…” diyor.

***

V.C. isimli okurum ise…

“Seçilmiş, atanmış ya da atanmış grubuna dâhil olsa da bürokrat hiç fark etmez; önemli olan adaletsiz uygulamalarıyla vatandaşa zulmeden, çile çektiren bir zihniyetin dokunulmazlığı varmış gibi fütursuzca hareket etmesi ve hiçbir mercie şikâyet edilemeyişidir?

Yüreğine ve kalemine sağlık üstadım” diyor.

***

T.Ö. isimli kardeşim de…

“Depremden sonra ortaya çıkan haksızlığı kaçtır (herkesin anlayacağı bir dille) yazıyorsunuz noktasına virgülüne kadar katılıyorum, garip olan bahsi geçen yetkililerden hiçbir ses çıkmamasındır, yapılanın ne yasada ne anayasada yeri yoktur, bende buradan adı geçen yetkililere cevap vermelerini beklediğimi belirtmek isterim. Tabii kanımızı ortaya koymadan!” diyerek de kanımızdan şüphe edenleri bir nevi kınamaktan geri kalmıyor. Demekle bu sahipsiz şehrin adeta sahipsizliğini tescil ediyor.

***

E.K isimli okurum da…

“Kaleminize sağlık. Herkes sizin gibi gerçekleri yazsa kıyamet mi kopar?

Acaba çok mu zor yalakalığı bırakıp birazcık gerçekleri yazmak çok mu zor?” demekten kendini alamıyor.

***

C.K. isimli okurum ise…

“Elinize, aklınıza, yüreğinize sağlık üstadım. Bu anlattıklarınızı sağır sultan duydu, tek duymayan kulaklarını tıkayan ve havaya bakarak ıslık çalan bu yalaka kesim. Allah sonumuzu hayır eylesin. Selam ve saygılarımla…”diyor.

***

İsmini yazmakta sakınca görmediğim meslektaşım İlhami Bulut ise…

“Bu sayfalarda, bu sayfalarda ki Elazığ şehrimiz bağlamında hepimizin cebelleştiği sorunları takip ediyoruz. Bu güçlü kalem; bu abimiz, sorunları dile getirirken, bu sorunların azalmasına veya yok edilmesine gayret sarf ederken; esasen hepimize de yapmamız gereken işler düşmüyor değil, hak savunuculuğu hem insanlık hem de inancımız gereği olduğu malum, demek isterim ki, daha güçlü birlikteliklerle sorunları alt edelim inşallah. Medyanın önemi sınırsız Atatürk der ki; ‘basın sadece basın yoluyla susturulmalıdır’, sorunlar giderilirse basın susar mı, susar. Esasen yaşayan ergen ve mümeyyiz her fert basının en azından fahri mensubu olsa inanın, bana göre bu sorunlardan bahsedecek duruma düşmeyiz. Her şey bu ülke için, hiçbir şey hiçbir şeye kimseye rağmen değildir, bu kalemi 42 yıldır tanırım, sadece ülke ve ülkenin insanı içindir, bütün bu fedakârlık ve gayretler, belki de menfaat uğruna atılan ters taklaların, basın yoluyla sonunun getirilmesi veya en azından azaltılması hepimiz için, ülkemiz için çok şık olacağı kanısıyla saygıyla selamlıyorum. Teşekkürlerimle…“ demiş.

***

Günerkan Aydoğmuş üstadım da…

“Değerli dostum az bile yazmışsın!.. Bu hamur çok su götürecek!. Selamlar…” diyerek endişelerini dile getirmiş.

***

Bütün bu yorumlara ne diyeceksiniz ey anlı şanlı devletlûlarım?

Söyleyecek sözünüz var mı?

Bu ucube kura çekiminden vicdanınız rahat mı?

Vallahi, Billahi, Tillahi çok merak ediyorum.

***///***

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.