PİSLİK

ABONE OL
9 Kasım 2020 08:45
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Salgından dolayı nadiren şehir merkezine çıktığım günlerden biri. Gazi Caddesinin o yoğun kalabalığından canımı kurtarmak için İş Bankasından yukarı doğru hızla uzaklaştım. İki sokak yukarıda tanıdık bir çiğköfteciden eve götürmek için bir tabak çiğ köfte hazırlamasını istedim. Çok küçük bir dükkân, dışarıda bekledim, bir sigara yaktım, gençliğimin geçtiği sokak idi, köftecinin hemen yanındaki dört katlı yeni bir binaya girip çıkanlar dikkatimi çekti.

Burası nedir dedim köfteciye.

Abi burası Genel Evi.

Şaşırdım, yüzümün kıp kırmızı olduğunu hissettim.

Nasıl olur? Diye kızgın bir ifade ile yüzüne baktım.

Kızma abi, bunlardan çok var, hemen hemen, her sokak da var bunlardan.

Kimse bir şey yapamıyor bunlara?

Altmış yıllık mahallemdi, 5 yıldır şehir merkezine uzak Cumhuriyet Mahallesinde oturuyordum, minibüs durağına doğru dalgın bir şekilde yürümeye başladım. Mahalle esnafı beni ben onları tanır, selam vermeden, hal hatır sormadan geçmezdim.

Büfeci bir arkadaşın arkadan seslenişi ile kendime geldim, Abi hayrola çok dalgınsın.

Az önce şahit olduğum olayı söyledim, dalgınlığım bu yüzden diyerek gönlünü aldım.

Abi, sıkma canını, tek orası değil, bunlardan çok var demez mi.

Demek çok var! Diyerek, söylenmeye başladım.

İlgi alanım, yolsuzluk, terör, hırsızlık gibi toplumu içten içe çürüten olaylar olduğu için, bu ahlaksızlıklar ile pek ilgilenememiştim, bir takım şeyler duyuyordum ama ilgi alanım dışında kaldığı için üzerine şimdiye kadar hiç gitmedim.

Bu rezaletin, bu çürümüşlüğün, bu ahlaksızlığın, bu hırsız, bu yolsuz, bu talan felsefesinin ELAZIĞ ile sınırlı olduğunu düşünmek saflık olur, saf değiliz!

Bu bir Politika.

Bu bir Savaş.

Bu bir uluslararası Plan.

Bu bir kirli tezgâh.

Bu savaş muhafazakar, dinci, anti laik, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı siyasiler eli ile yürütülen bir savaş.

Bu cümleyi biraz açalım, EVET Ülke 70 yıldır, dinci, anti laik, çoğu zaman örtülü, bazen açık, Cumhuriyet ve ATATÜRK düşmanı, hırsızlığı, yolsuzluğu, talanı, vurgunu, hazineyi soymayı CİHAT zanneden bir felsefenin kıskacı altında.

Bu sapkın düşünce, karşımıza bazen Liberal, kimi zaman dinci, zaman zaman da, milliyetçi ve sosyal bir maske ile çıkıyor.

Hep öyle olmuştur zaten, Din, dinciler eli ile, milliyetçilik milliyetçiler eli ile, korunması gereken toplumsal değerler, muhafazakarlar eli ile yok edilmiştir bu Ülke de.

Önceki yıllar da da, hırsızlık, soygun, vurgun, talan, kamu malına el uzatma, fuhşiyat, zina, ahlaksızlık vardı ama Devlet eli ile teşvik edilmesini, korunmasını, kollanmasını, son yıllarda gördük.

Önceki yıllarda, bu pislikleri yapanlar, kısa sürede deşifre edilir, anasından doğduğuna pişman edilir, toplumdan dışlanır, yaptığına yapacağına bin pişman edilir idi.

Maalesef, bu pislikler günümüzde normal olaylar olarak kabul edilmeye başlandı, kimsenin umurunda değil artık sokağına, mahallesine, evine, cebine, mutfağına düşen ateş.

Yangın ile yaşamaya alışık bir toplum, Devlete egemen politikalar ile yaratılmış durumda.

Halk bu politikalara sessiz ve uysal bir şekilde biat eder duruma getirilmiş durumda.

Tarihte Medeniyetler, bazen doğal afetler, savaşlar, istilalar ile yok olmuştur.

Ama, çoğu zaman Medeniyetleri yok eden, yukarıda yazmaya çalıştığımız toplumsal yozlaşma ve ahlaksızlıktır.

Bunun en son örneğini, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde gördük.

Sovyetler, stratejik kurumlarını her şeye rağmen muhafaza edebilmiş, külleri üzerinde yeni bir Devlet inşa etmeyi başarmıştı.

Ya biz, tüm stratejik kurumlarımızı elden çıkarıp, yabancılara peşkeş çekmiş iken, ahlaksızlığı erdem sayan sapkın düşüncemiz ile nasıl bir kül üzerinde yeni bir Devlet inşa edeceğiz?

Düşüncesi bile ürpertiyor insanı.

Amin Maalouf Ülkesinin batış yıllarını, ‘’Alevler İçinde Cenneti Yaşayan Ülke’’ olarak tanımlar.

Tıpkı bizim gibi, her türlü pislik içinde Cenneti yaşadığını zanneden Ülke gibi.

Bu Alevler İçindeki Cennetten, ALLAH’IN vat ettiği, Cennete gitmeyi uman, şeriatçıların, muhafazakârların, Müslümanların yaşadığı Ülke, bu Ülke el birliği ile yaratıldı.

Yarattığımız bu Ülke, Bu Dünyada Cennet zannettiğimiz Cehennemdir.

Umarız, ateşin O yakıcı alevini söndürmeyi başarır bu Ülke.

Çok zor olsa da Umudumuzu kaybetmeyelim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.