NESİLLERİMİZİN GERÇEĞİ KITLIK OLMASIN!

NESİLLERİMİZİN GERÇEĞİ KITLIK OLMASIN!

ABONE OL
24 Şubat 2021 15:02
NESİLLERİMİZİN GERÇEĞİ KITLIK OLMASIN!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kent Güncesi

Sık sık üretmeden hayat sürmemizin mümkün olmadığını aktarıp duruyorum. Çünkü bizlerin armut piş ağzıma düş deme şansları hiç yok!

Devir her ne kadar bilim ve teknoloji ışığında şekilleniyor olsa da bilim ve teknolojiyi üretenlerin hayatlarını ikame ettirmeleri için; suya, toprağa ve aşa ihtiyaçları var. Dünya döndüğü müddetçe insanoğlu; havaya, suya ve toprağa bağımlı olacak!

Özellikle koronavirüs pandemisi ile savaştığımız şu günlerde; zirai faaliyetlerin önemini çok daha iyi anladık. Devletler zirai faaliyetlerin ayakta kalması ve gelişmesi adına çeşitli politikalar izlemekte… Son günlerde de Tarıma Dayalı İhtisas OSB’lerinin kurulması gündeme geldi. 24 Ocak 2020’de yaşadığımız büyük deprem felaketinin ardından şehrimiz yeniden inşa edilirken;  böylesi hem üretime hem de istihdama katma değer sunacak projelerde ilimizin de yer alması elbette çok sevindirici!

Lakin Tarıma Dayalı İhtisas OSB’lerinin artıları eksileri neler olacak? Bunu acaba kaçımız öngörüyor? Bunu işin uzmanına sordum. Ziraat Mühendisleri Odası Elazığ İl Temsilcisi Mehmet Karaca,  bu konuya açıklık getirdi. Karaca, üreticinin, üretim faaliyetlerini yürütebilmesi adına ona binadan önce farklı şeyler verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, üretim alanındaki politikaların yanlışlığına değindi. Dışalımlar yüzünden başka ülkelerin çiftçilerini zengin ettiğimizi, kendi ülkemizdeki üreticiyi ise üretim faaliyetlerine küstürdüğümüzü aktardı ve hayvan ırklarının bir arada olması salgın hastalıklarda bölge hayvancılığını riske atabileceğine de işaret etti.

Üreticinin tek sıkıntısının bunlar olmadığını da aktaran Karaca; borç batağındaki üreticinin toprağını da hayvanını da gözden çıkarmak durumunda olduğunu da ifade ederek, çarpıcı bir takım bilgiler sundu. Gazetemizin manşetinde Karaca’nın verdiği bilgilere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yazımda aynı şeyleri sunmak istemiyorum.

Dikkat çekmek istediğim konu şu;  hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz aylarda üreticinin nasıl bir dar boğazda olduğuna yine vurgulamış özellikle süt hayvanlarının yok parasına mezbahanelere götürüldüğünü böyle giderse yakında süt ve süt ürünleri bulmakta da ciddi bir zorluk yaşayacağımıza da parmak basmıştık.

Bu nedenle üretime dair atılan adımları bir hayli önemsiyorum. Hem gelecek nesillere bereketli bir dünya bıraksak fena mı olur?

Her yazımda sık sık işliyorum. Gelecek nesiller adına çok mu çok endişeliyim diye…  Endişemde de haksız sayılmam!  Savaşlar yüzünden birbirini katleden insanoğlu bir süre sonra kıtlık yüzünden birbirini pek tabi katledebilir. Korku filmi senaryosu yazar gibi bir yazı kaleme almak istemezdim ama mevcut kaynaklarımız bu kadar S.O.S. verirken bizler sonsuz olmayan kaynaklarımızı har vurup harman savurarak kullanamayız!

Bizler, üretmenden sadece gelişi güzel tüketmeye devam edersek büyük buhran pek uzak olmaz!

Çocuklara hani bir dünya bırakacaktık?

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.