MADEN HALKININ KAMULAŞTIRMA İSYANI!

MADEN HALKININ KAMULAŞTIRMA İSYANI!

ABONE OL
3 Mart 2021 19:02
MADEN HALKININ KAMULAŞTIRMA İSYANI!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Maden ilçesi Cami-i Kebir Mahallesinde Yıldızlar SSS Holdinge bağlı ETİ Gümüş A.Ş. İşletmesi tarafından Atık Depolama Tesisi adı altında tonlarca hafriyat dökümü sonrası, doğal olmayan heyelan kurbanı oldu Maden ilçesi… Tarihi ilçemiz son günlerde ise kamulaştırma kararı ile karşı karşıya… Ha taşıdık ha taşıyacağız. Taşınalım mı? Taşınmayalım mı? Polemikleri ile geçen üç yılın ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından, Maden Belediyesi’ne gönderilen yazı ile ilçede riskli alan içerisinde kalan taşınmazların kamulaştırılması gündeme geldi. Konuya ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Camiikebir Mahallesi Muhtarı Mehmet Deniz, ilçe halkının 3’ te 2’sinin kamulaştırmadan memnun olmadığını dile getirerek, “Halkı mağdur eden işletmenin kendisidir ama sorunun çözülmesini devletin hazinesine bırakıyor” dedi. Maden Cami-i Kebir Mahallesi Hafriyat Mağdurları Derneği Başkanı Hayati Acar, ise;  “Dağdaki geldi, bağdakini kovuyor. Huzurumuzu kaçıran, psikolojimizi bozan, çocuklarımızın uykularını kaçıran bir süreç yaşanıyor” diye konuşarak; “Hukuksal anlamda tüm haklarımızı yasalar önünde kullanacağız” ifadelerinde bulundu. Kamulaştırma kararı nedeniyle bir mağduriyet yaşamak istemediklerine vurgu yapan ilçe halkı da akıbetlerinin ne olacağını merak ediyor. Riskli ve afet bölgesinde bugüne kadar hasar gören, yıkılan konut ve işyerinin olmadığı halde SÖZ KONUSU KAMULAŞTIRMANIN AMACI NEDİR? KAMULAŞTIRMA KARARINDA BAHSEDİLEN ‘KAMU YARARI’ NEDİR? Diyerek konuya dair bilgilendirilmek istediklerini ifade ediyor.

 

 

Haber: Songül DURSUN/ÖZEL

Maden ilçemizde faaliyet gösteren ETİ Gümüş A.Ş. İşletmesinin hafriyat dökümü sonrası oluşturduğu, doğal olmayan heyelanla ilgili meydana gelen sorunlar bitmek tükenmek bilmiyor. Doğal olmayan heyelan mağduru Maden ilçesinde son günlerde ise riskli alan içerisinde kalan taşınmazların kamulaştırılması gündeme geldi.

“KAMULAŞTIRMA, EN SON YAPILACAK ŞEY; KENTSEL DÖNÜŞÜM SAĞLANARAK;  HEYELAN TEHDİDİNİN DURDURULMASINDAN SONRA YAPILMASI GEREK!”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Maden Belediyesi’ne gönderilen ilçedeki riskli alan içerisinde kalan taşınmazların kamulaştırılması kararını değerlendiren vatandaşlar, “En son yapılacak şey kamulaştırma. Hafriyat, pasa kaldırılmadan bu riski ortadan kaldırılmadan, dönüşüm sağlanmadan kamulaştırma yapılmasını anlamlandıramıyoruz.  En son yapılacak şey, ilk önce yapılmak isteniyor. Kamulaştırma yapılacaksa 6306 Sayılı Kanununa göre kentsel dönüşümün sağlanarak;  heyelan tehdidinin durdurulmasından sonra yapılması gerek. Neden, niçin kamulaştırma? Kentsel dönüşüme yönelik neden bir çalışma göremiyoruz, neden böyle bir çalışma yapılmıyor? Diye soruyor.

“KAMULAŞTIRMA İLE MAĞDURİYET YAŞAYACAĞIZ!”

Kamulaştırma ile mağduriyet yaşayacaklarından duydukları endişeyi aktaran ilçe halkı, “Kamulaştırma kararı yazısında bahsedilen ‘kamu yararı’ nedir? Neden kamulaştırma?” diyerek bilgilendirilmek istediklerini; ayrıca maddi ve manevi tazminat haklarını kullanacaklarını dile getiriyor ve  Kamulaştırma yapıldıktan sonra yerinde dönüşüm yapılmayacağı yönündeki tedirginliklerini dile getiren ilçe halkı, kamulaştırmadan ziyade bölgenin dönüşümünü sağlamanın öncelikli olmasının gerektiğini ve ilçenin tarihi eserleriyle, caddesiyle sokağıyla yaşatılmasının amaçlanması gerektiğini savunuyorlar. Geçen 3 yıl içerisinde iskân yapılmadığını öne süren ilçe halkı, kentsel dönüşümünün nasıl sağlanacağını merak ediyor. “Vatandaşın mülkiyet hakkı ne olacak? Vatandaşın hakkını koruyacak bir sahibi yok. Hisseli alanlar nasıl çözülecek? Vatandaşın akıbeti ile ilgili neden bir şey yapılmıyor, bilgilendirme yapılmıyor?” diyen Madenliler,  bilgilendirilmek istediklerini dile getiriyorlar. Kamulaştırma nedeniyle bir mağduriyet yaşamak istemediklerine vurgu yapan ilçe halkı, sorumlulara caydırıcı cezai işlemlerin uygulanmadığını iddia ediyor.

“İLÇENİN BEYNİ MAHİYETİNDE OLAN ALANI KAMULAŞTIRMAK İSTİYORLAR!”

“İlçenin beyni mahiyetinde olan alanı kamulaştırmak istiyorlar.” Diye konuşan ilçe halkı, “Vatandaşın özel mülkiyet hakkı var. Peki, vatandaşın mülkiyet hakkı nerede? Bunlar da yok. Bir de o alan doğal afet yeri veya bölgesi değil ki? Ama devlet bu bölgeyi kamulaştırmak isterse vatandaş ne yapabilir? Vatandaşın eli kolu bağlı, vatandaşa yasal bir hak verilmemiş. Bu karar gerçekten vatandaşı mağdur etmiş. Bu konuda vatandaşın mağduriyeti çok… Devletin ise bu mağduriyeti gidermesi gerekiyor. Bu bölge Maden’in beynidir. Bir insanın beyni olmadan insan iş görebilir mi? İçeriğini bilmediğimiz birtakım olaylar cereyan ediyor. Gelişmelerden vatandaş haberdar edilmiyor. Biz de vatandaşın bilgilendirilmesini istiyoruz.” Diyerek serzenişlerini dile getiriyorlar.

“İŞLETMEYE CAYDIRICI CEZAİ İŞLEM UYGULANSAYDI, BUGÜN BU SORUNLARI YAŞAMAZDIK”

Özel bir şirkete, halkın özel mülkiyeti tahsis edilirse vatandaşların hakkının yenmiş olacağına işaret eden Madenliler;  “O alana bir milyon tondan fazla hafriyat dökülmüş. Buna karşılık ilgili şirkete cüzi bir para cezası veriliyor. Eğer caydırıcı bir cezai işlem uygulansaydı bugün bu sorunları yaşamazdık. Başka işletmeler de bu alanda çalışma yaptı ama diğerleri bugünkü işletme gibi yapmadı. Hepimiz bu madenin ekmeğini yedik. Bu konuda hiç kimseye peşkeş çekilmemeli. Devletin bu konuda vatandaşını koruması gerekiyor” ifadelerinde bulunuyorlar. Özel bir şirket yüzünden hem ilçe halkının hem de devletin zarara uğratılmamasının önemine vurgu yapan ilçe halkı, doğal olmayan heyelandan dolayı vatandaşın mağdur edilmemesi gerektiğini dile getirerek; “Devletimizin vereceği karara saygı duyuyoruz. Şayet kamulaştırma alanı olarak ilan edilecekse de hem vatandaş hem de devlet mağdur edilmeden yapılmalı. Devletimiz de bu konu ile alakalı en iyi düzenlemeyi yapmalıdır” diye aktarıyor.

MUHTAR DENİZ: İLÇE HALKININ 3’ TE 2’Sİ KAMULAŞTIRMADAN MEMNUN DEĞİL!

Konuya ilişkin gazetemize özel açıklamalarda bulunan Camii Kebir Mahallesi Muhtarı Mehmet Deniz ise ilçe halkının 3’ te 2’sinin kamulaştırmadan memnun olmadığını dile getirerek; “Merkez camisinin, tarihi caminin bulunduğu çevredeki esnafların hiçbirisi memnun değil. Çünkü o bölgedeki binalarda herhangi bir çatlak vs yok. Bizim hakkımızı layıkıyla versinler diyorlar. Aldıkları zaman arsa birim fiyatı üzerinden, binanın yıpranma payını düşecekler, yıpranma payı düşünce de vatandaşın eline çok cüzi bir para geçecek. O bakımdan kimse kamulaştırmanın yapılmasından yana değil” dedi.

DENİZ: HALKI MAĞDUR EDEN İŞLETMENİN KENDİSİDİR AMA SORUNUN ÇÖZÜLMESİNİ DEVLETİN HAZİNESİNE BIRAKIYOR

Maden işletmesi şirketinin kendilerini mağdur ettiğini dile getiren Muhtar Deniz; işletmenin, ortada herhangi bir hasar ve sorun olmadığı halde tüm imkânlarını ellerinden aldığını dile getirdi ve  “Sorumlu şirketin mağduriyetleri gidermesi gerekir. Şehir merkezini A ve B diye ikiye ayırdılar. B bölümünde hasar oldu. Ama A bölümünde herhangi bir hasar meydana gelmedi. 1858 yılında yapılan tarihi camimizde herhangi bir çatlak dahi yok. Kaymakamlığın bulunduğu noktada hasarlar var. 2 yıl önce yapılan lise düzeyindeki okulumuzu can güvenliği nedeniyle kapattılar. Anaokulumuz da vardı ve öğrencilerimiz mağdur oldu. Bu işletme devlete ait kamu kuruluşlarını herhangi bir sorun olmamasına rağmen kapattırdı. Mezarlığımızı da fabrika alanının içerisine almışlar. Ölülerimizin kemiklerine dahi saygıları olmayan bu işletme hep sorunlu bir işletme oldu. Maden’in tarihi çok eskilere dayanıyor. Zengin bir maden yatağı var. İşletme masraf yapmadan işi halletmeye çalışıyor. Halkı mağdur eden işletmenin kendisidir ama sorunun çözülmesini devletin hazinesine bırakıyor ” diye konuştu.

DENİZ: FABRİKA KAÇAK ÇALIŞMA YAPIYOR!

Deniz ilçede bulunan fabrika hakkında da iddialarda bulunarak; “Çayırköy’ün mevkiinde cevher çıkarıp burada konsantre yapıyorlar. Kaçak çalışıyorlar. Fabrika yetkilileri fabrikanın orda herhangi bir çalışma yapamıyorlar çünkü bizler suç duyurusunda bulunduk. Çayköy’de bir çalışma var. Hava şartlarından dolayı bir ara çalışmalar 10-15 gün durdu ama tekrar başladılar. Yalnız burada konsantre yapılan yerde mart ayının 17-18’ine kadar çalışanları ücretsiz izne ayırmışlar. Böyle bir şirket olur mu? Çalışanlar da mağdur. Çalışanlar borçlu bir de ücretsiz izne ayrıldıkları için daha da mağdur duruma düşüyorlar” diye konuştu.

DENİZ, İLÇEDEKİ EKSİKLİKLERİ DE DİLE GETİRDİ

Muhtar Deniz yetkililere seslenerek ilçedeki eksikliklerin yerine getirilmesi talebinde de bulunarak; “Maden Lisesinin binası da hasarlı olmamasına rağmen öğrencilerimiz eğitim alamıyorlar. İmza toplayalım dedik bu konuda. Geçen sezon kapattılar. Bahçelievler’e taşıdılar. Bahçelievler’deki ilkokulu da tekrar Maden’deki Atatürk İlkokuluna getirdiler. Bu konuda çağrıda bulunuyoruz yetkililere sizin aracılığınızla. Lisemizin binasında hasar yok. Öğrenciler okullarında eğitim alsınlar. Bir öğretmenevi yapılsın istiyoruz. Futbol sahamızla ilgili de herhangi bir çalışma yok. Alacakaya yolunda da engebeli bir bölüm var orada çok fazla kazalara neden olmakta. Oranın 2021 yılı programına alındığını ifade ediliyor o çalışmanın da hızlandırılmasını istiyoruz” dedi.

BAŞKAN ACAR: DAĞDAĶİ GELDİ, BAĞDAKİNİ KOVUYOR!

Maden Cami-i Kebir Mahallesi Hafriyat Mağdurları Derneği Başkanı Hayati Acar da konuya ilişkin gazetemize yaptığı özel açıklamalarda, Maden ilçesi riskli ve afet alanı olarak ifade edilen yerdeki mağduriyetleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

ACAR: SON 3-4 YILDIR İLÇEMİZDE HUZURUMUZU KAÇIRAN BİR SÜREÇ YAŞANIYOR!

Başkan Acar, “Son üç -dört yıldır ilçemizde huzurumuzu kaçıran, psikolojimizi bozan, çocuklarımızın uykularını kaçıran bir süreç yaşanıyor. Maddi manevi bizleri mağdur eden yasalardan uzak, kamu kurum ve kuruluşlarına trilyonlarca zarar veren, özel mülkiyetlerimize konut ve işyerlerimize zarar veren, ilçe ekonomisini esnafını zayıflatan, bir işletmeyle maalesef acıdır ki hukuksal ve manevi mücadelemiz bizleri de sizleri de idarelerimizi de hep meşgul etti ve hala da etmektedir”dedi.

ACAR: İLGİLİ İŞLETMENİN, YAĞDAN KIL ÇEKERCESİNE KENARA ÇEKİLMESİNİ HAZMEDEMİYORUZ!

Sözlerini sürdüren Başkan Acar şöyle devam etti: Sosyal medyadan okuduğumuzla gördüğümüzle ilçemizle ilgili kamulaştırma ile ilgili bir yazı var. Kamulaştırma alt yapısı oluşturuluyor bu yazı ile. Devletin hazinesinden 6306 sayılı kanun kapsamında ödemenin karşılanacağı yazmakta. Bu konu derinden şahsımı ve arkadaşlarımı, üyelerimizi üzmüştür. KUTSAL DEVLETİMİZE yük bindirilmesi ve ilgili işletmenin yağdan kıl çekercesine kenara çekilmesini hazmedemiyoruz, kabullenemiyoruz da. Bu faciaya sebep olan her kimse biliniyor ve sebep olan şu anki ilgili işletmedir. Maddi manevi haklarımızın devletçe onlardan, işletmeden tahsil edilmesi hem hukukidir hem de farzdır.

ACAR: KAMULAŞTIRMAYA DA, İSTİHDAMA DA ASLA KARŞI DEĞİLİZ!

Acar; “Bizler her zaman şunu dedik! Madencilik çalışmalarına asla karşı değiliz, istihdama asla karşı değiliz. Fakat bu madencilik çalışmaları ilçemizin doğasına, dengesine zarar verirse aç gözlülükle, hunharca bir çalışma yapılırsa çalışan hemşerilerimizi bazen işten keyfi çıkar, bazen tekrar işe al, gündem stratejisine göre bir şark kurnazlığı modeli ise kimseler kusura bakmasın sessiz kalmayız, şahsım olarak 100 yaşıma da gelsem sessiz kalmam, kalamam da. Bu topraklar ata toprağıdır ana, baba toprağıdır. Herkes şunu iyi bellesin ki Maden ilçemiz de, vefakâr saygın insanı da asla sahipsiz değildir. Bizler gücümüzü önce Allah’tan, sonra da değerli rahmete giden değerlerimiz Ferit Akman’dan, Nusret Ergene’ den, Sıtkı Kural’dan,Cevdet Orkun’dan Fazlı Günal’dan, Ramazan Güler’den Nazan Günal’dan, Hasan Demir’den ve ismini unuttuğum bir çok rahmete gitmiş atalarımızdan alıyoruz Mekanları cennet olsun, nurla rahmet dolsun. Şükranla minnetle anıyorum. Temennimiz şudur ki 2004 yılı sonrası yerel yöneticilerimiz de atalarımızı az da olsa takip etselerdi bu felaketin kapımızı çalmasına müsaade etmeselerdi. Daha bir duyarlı ve daha bir vatan toprak sevgisi ile daha bir dik ve bütün duruşlu olsalardı. Bilirsiniz, halk arasında bir tabir vardır. ‘Dağdan gelip bağdakini kovmak’ Şimdi bize yapılmak istenen yıllardır işletme tarafından budur açıkçası. Altını çizerek diyorum söylüyorum. ‘Kamulaştırmaya da asla karşı değiliz, istihdama da asla değiliz.’ Vatandaşımıza kamulaştırma sonucu verilecek paraya pula da karşı değiliz. Haktır ve hakkımızdır tabi ki verilmelidir. Bu bir sadaka değildir, bir lütuf değildir, evimizin, alın terimizin, çocuklarımızın rızkıdır, emeğimizin karşılığıdır” dedi.

ACAR: ADİL VE HAK, HUKUK İÇİNDE BİR KAMULAŞTIRMA OLMASINI BEKLİYORUZ

Acar konuşmasının devamında; “Aradığımız, beklediğimiz adil ve hak hukuk içinde bir kamulaştırma olmasıdır ve değerimizi, öz değerimizi kaybetmeden, yangından mal kaçırırcasına bir kamulaştırma olmamalıdır. Daha çok mağdur olmamaktır. Akli, ahlaklı ve adil bir kamulaştırma olmalıdır. Kamulaştırma sonucu ödenecek bir tutarla en azından başımızı sokacak bir ev almalı veya bugünün şartlarında bir ev yapabilmeliyiz. Memleket sevgisi toprak bilinci, dışında bir takım art niyetliler tarafından şimdi ise ilçede şu dedikodu yansıtılmaya çalışılıyor. İlçede hafriyattan mağdur olan kamulaştırma alanı içinde mülkü olan arsası olan arkadaşlarımız arasında şöyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. “Neymiş efendim Bakiniz size kamulaştırma parası verilecek , buna karşı gelenler varmış da var da” mış mış mışlar..Bu oyunları çok gördü Madenli çok da duydu.. ‘Hadi oradan’  dedi zamanında. Bununla ilgili üyelerimizi hemşerilerimizi her defasında uyardık uyarıyoruz, asla inanmayın kanmayın bu dedikodulara. Bilgilendirmeye de uyarmaya da devam ediyoruz. Sakın bu tür dedikodulara söylemlere itibar etmeyiniz sakin inanmayınız. İster dışarda gurbette olan Madenli, ister içerde ister dışarıda olan bütün hemşerilerimiz değerlidir, hepsi kardeştir. Maden ve Madenlinin üstün menfaati için hep birlik içinde olduk, olacağız da. Hukuksal anlamda tüm haklarımızı yasalar önünde kullanacağız” şeklinde konuştu

“CUMHURBAŞKANIMIZA ULAŞACAĞIZ VE SORUNLARIMIZI DİLE GETİRECEĞİZ”

Başkan Hayati Acar, “Düşünün Elâzığ ilimiz yakın zamanda bir deprem faciası yaşadı. Bu yaşanılan faciada merkezde birçok mahallemiz riskli ve güvensiz duruyor. Oralar için 6306 sayılı yasa dâhilinde bir kamulaştırma kararı alındı mı? Hayır, alınmadı. Aslında oradaki kardeşlerimizle bizim aramızdaki tek fark şudur orda art niyetli bir işletme yok, orda bakır yok, cevher yok. Bu ali- cengiz oyunlarıyla asla bizleri çok sevdiğimiz devletimizle karşı karşıya getirmeyi başaramadılar, bundan böyle de başarmayacaklardır” dedi. Başkan Acar son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızdan bir randevu talebimiz gündemde; inşallah kısa zamanda geniş bir sunumla Cumhurbaşkanımıza ulaşacağız ve sorunlarımızı kendilerine dile getireceğiz” dedi.

EGE SONSÖZ GAZETESİ YAZARI MEHMET KARABEL: BİR ŞEHİR AĞLIYOR, TÜRKİYE GÖRMÜYOR!

Ege Sonsöz gazetesi yazarı Mehmet Karabel de 26 Şubat 2021 tarihinde Maden ilçemizin boğuşmak durumunda kaldığı sorunları köşe yazısına taşıdı. Karabel yazısında; İki yıl öncede köşe yazısına konuyu taşıdığını ve  “Bir şehir ağlıyor, Türkiye görmüyor!” diye dile getirdiğini kaydederek,  “Aradan bunca zaman geçti. Kendisi küçük, derdi büyük o tarihi kenti.. Ankara…Hala ısrarla görmezlikten geliyor..Üstelik..Derdi katmerlendi; büyüdü kocaman oldu.. O kentin adı “Maden” ifadelerine yer verdi.

“MADEN’İN ‘CILIZ’ ÇIĞLIĞINI CHP İZMİR MİLLETVEKİLİ PROF.DR KAMİL OKYAY SINDIR DUYDU”

Karabel yazısının devamında CHP İzmir Milletvekili Prof.Dr. Kamil Okyay Sındır’ın, 24 şubat 2021 tarihinde SonsözTv’nin yayınına katıldığında dile getirdiği, Maden ilçesindeki izlenimlerine yer vererek; “Maden’in “cılız” çığlığını yine bir İzmirli duydu… CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır… Partisinin de desteği ile… Talihsiz ilçenin sesini duymak için… Elazığ’ın Maden İlçesi’ne gitti… Gördüklerine, duyduklarına inanamadı… Devlet Baba… Tarihi bir şehri nasıl bu kadar yalnız bırakabilirdi? SonSöz TV’nin canlı yayınına katılan Prof. Sındır’ın sözleri ürkütücüydü: “Elazığ’ın Maden İlçesi halkı isyanda… Bir şirket, işlettiği maden alanını genişletmeye çalışılıyor… Kentin yayıldığı alanının altında da rezerv olduğu biliniyor… Kenti, heyelan endişesi var,  denilerek başka bir coğrafyaya taşıma projesi gündemde… Söz konusu şirket binlerce yıllık kenti taşıma noktasında… Heyelan tehlikesi var diyerek, kaymakamlık makamı bile boşaltılıp başka yere götürülmüş…” İzmir’in vekili Prof. Dr. Sındır’a göre… Maden halkı, “bir dokun, bin ah işit” durumunda: “Vatandaş isyan ediyor… Sanki üstüne ölü toprağı serpilmiş bir ilçe haline gelmiş ve sahipsiz bırakılmış… İddiaya göre, Bakanlık neredeyse şehrin yarısı kadar bir alan belirlemiş, şehir buraya taşınacak, demiş… Şirket daha çok para kazansın düşüncesinin peşinde…

SINDIR: MADEN’İN TARİHİ DOKUSU, SOSYAL YAPISI KORUNARAK YARATILMASI, EN DOĞRUSUDUR

Vatandaşın yanında olması gereken Devlet’in olmadığını görüyoruz…Maden İlçesi…Niçin gözyaşlarını içine akıtıyor? Türkiye Büyük Milleti Meclisi’nin… Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Sındır… “İlçe yerleşiminin altındaki maden yataklarına göz dikenler, yoksullaştırılan ilçe halkını, çaresizce evini yurdunu terk etmeye zorlanmasına bizzat tanık olduk!” diyerek… Belki de… Kimselerin fark etmediği “Kral Çıplak” benzetmesinin… İnsanlık tarihi boyunca… Ne denli “ibretlik” bir tanımlama olduğunu… Bir kez daha masanın üstüne koyuyor…Burası Elazığ’ın binlerce yıllık tarihe sahip Maden ilçesi..Yeni yapılacak evler ve işyerleri… Gerçek hak sahiplerinin onayı alınıp… Maden’in tarihi dokusu… Ve dahi sosyal yapısı korunarak yaratılması, en doğrusudur” ifadelerine yer verdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.