KÖLELİK

KÖLELİK

ABONE OL
2 Mayıs 2021 14:01
KÖLELİK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fikir Günlüğü

Tarihte Amerikan başkanlık seçimini kazanan Abraham Lincoln kölelik karşıtı olduğu için, zencileri köle olarak çalıştıran 7 eyalet, Amerikan Birliği’nden çıkacaklarını açıkladılar. Kuzeyde bulunan eyaletler ise Birliğe sadık kaldılar. Kölelik taraftarı olan Güney eyaletleri kendi aralarında Amerika Konfererasyon Eyaletleri adıyla birleştiler. Amerika’da iç savaş çıktı. Buna kendi dillerinde sivil savaş adını verdiler. Sebep kölelik idi.

1861 yılının Nisan ayında, Konfederasyon Güçleri, yani kölelik taraftarları, Güney Carolina eyaletindeki Sumter kalesine saldırdılar ve sivil savaş bu şekilde patladı. Lincoln göreve başlayalı daha bir ay olmuştu. Savaş patlak verdikten sonraki iki ay içinde köleliğe savunan dört eyalet daha konfederasyon güçlerine katıldı. Böylece o tarihte Amerika’yı oluşturan 34 eyaletin 11’i açıkça köleliği savunuyor ve köleliğin devamı için savaş veriyordu. Konfederasyona dışarıdan destek veren eyaletler de vardı.

Her iki taraf da hızla asker topladı ve çok ciddi muharebeler oldu. Yaklaşık dört yıl süren savaşta 750 bine yakın asker öldü. Bu iç savaş Amerikan tarihinin en ölümcül askeri çatışması olarak bilinir.

Savaş yine Nisan ayında, 1865 yılınca köleci konfederasyon generali Robert Lee’nin, Birlik güçleri generali Ulysses Grant’a teslim olmasıyla sona erdi. Dört milyon siyah köle serbest bırakıldı. Kölelik yasaklandı.

Osmanlı’da kölelik vardı ama Batı toplumlarındaki kadar katı ve sınıf ayrımına dayalı değildi. Azad edilenler devlet kademelerinde görev alabiliyordu. Avrupa’da kölelik daha çok feodalizm içerisinde yer bulmuştu. Büyük toprak sahiplerinin el koydukları büyük arazileri onlar için işleyen serfler, onların kölesiydiler. Bu tarz bir kölelik de Osmanlı’da yer bulmamıştır. Ancak toprak ağalığına dayalı sistemin Cumhuriyetin ilk yıllarında toprak reformlarıyla giderilmeye çalışıldığını da hatırlatalım. Köy enstitüleri başta olmak üzere birçok modern Cumhuriyet uygulaması en başta toprak ağalığını ve yerli kapitalizmin tepkisini çekti.  İslam dünyasında da esasen kölelik vardı, ama Amerika’daki ve Avrupa’daki gibi insan haklarına tümüyle aykırı bir ağırlıkta değildi.

Köleliğin en ağır şekli köle ticareti olmuştur. Zorla topraklarından, ailelerinden koparılan insanların çok ağır koşullarda, zincirlenerek nakledilmesi ve köle pazarlarında adalelerine, dişlerine bakılarak, hayvandan daha ağır ve rencide koşullarda satılması, insanlık tarihinin en ağır utançlarında biridir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde köylere baskınlar düzenlenmiş ve kaçırılanlar köle pazarlarında Yezidi diye satılmıştır. Halbuki Osmanlı Hukuk Sistemi’nde kaçırılma yoluyla kölelik yasaktı. Genellikle savaşta esir olanlar köle olurdu.

Her ne surette olursa olsun bir insanlık ayıbı olan köleliğin maddi yoksunluklar sebebiyle farklı isim ve formatlar altında sürdürüldüğünü görmek üzücü. Sosyo-ekonomik problemlerin toplumun alt kesimleri başta olmak üzere insan haklarına aykırı uygulamaları beraberinde getirmesi modern toplumu, çoğulculuk ve katılımcılığı ve de toplumsal refahı tehdit eden unsurların başında geliyor.

Hükümetlerin topyekûn refahı artırıcı politikalara yönelmesi, yeni kaynaklar yaratarak işsizlik başta olmak üzere sosyal problemleri çözüme kavuşturması, bunun yanında insan haklarına vurgu yapan ve her alanda koruyan uygulamalara gitmesi, modern köleliğin yaygınlaşmasına önleyecektir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.