ELAZIĞ’DA İLK 10 KASIM

ABONE OL
9 Kasım 2020 08:16
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, 10 Kasım 1938 yılında ölümü, tüm yurt gibi Elazığlıları da büyük bir üzüntüye, yıkıma uğratmıştır. Kaldı ki, bir süredir Gazi’nin rahatsızlığını bilen tedirgin Elazığlılar dönemin yerel gazeteleri ve Halk evi ile parti tebliğleri ile durumu kaygıyla izliyorlardı.

Halkın doğru bilgi alması, yanlış düşüncelere kapılmaması için kamu görevlileri ilkeli ve namuslu bir biçimde davranıyor, halk sürekli halkevine çağrılarak en doğru ve resmi bilgileri gizlemeden, sakınmadan aktararak, ortaya çıkacak bilgi kirliliğine karşı önlem de almış oluyorlardı.

Gerçekten de devlet, Gazi Mustafa Kemal’in Atatürk’ün sağlığı ya da hastalığı ile ilgili bilgileri halkevi aracılığıyla yurttaşlarına aktarılması görevini en iyi biçimde yerine getirmiştir.

10 Kasım 1938 Perşembe günü Atatürk’ün ölüm haberi, aynı gün duyuldu ve kentte büyük bir üzüntü ve samimi gözyaşlarıyla karşılandı. Haber, 10 ve 11 Kasım’da Elazığ iline bağlı tüm kurum ve kuruluşlara tebliğ edildi. Aynı gün Elazığ Ortaokulu’nda bir toplantı yapılarak Atatürk’ün ölümü nedeniyle duyulan üzüntü ortaya konuldu. Türk Milleti’ne ve gençliğine emanet edilen Cumhuriyet’in muhafaza edilerek onun bıraktığı eserlere bağlılık gösterip sahip çıkılacağı belirgin bir biçimde vurgulandı.

“O gün şehrimiz ortaokulunda bir toplantı yapılmış ve eşsiz kahraman, ulu şef Atatürk’ün ölüm münasebeti ile duyulan büyük teessür belirtilmiş Türk Gençliğine ve Türk Milletine emanet edilen Cumhuriyet’in muhafaza olunması ile atanın yarattığı esere bağlılık göstermek ve devamlarını temin eylemek sureti ile Atatürk’e karşı vazifelerimizi yapmış olacağımız tebarüz ettirilmiştir. Gençler, müessir sözler karşısında kendilerini tutamamışlar, hıçkırıklarla hazin hazin gözyaşı dökerek ağlamışlardır. Atanın niçin sevildiğini bundan daha iyi ispat edecek bir levha tasavvur olunamaz.”

Turan Gazetesi 11 Kasım 1938 tarihli sayısında, resmi kaynakların yapmış olduğu açıklamaları yayınlayarak, Elazığ halkına Atatürk’ün ölümünü duyurmuştur. Atatürk’ün hastalığını takip eden doktor heyetinin tebliği başta olmak üzere, hükümet ve TBMM Reisi’nin tebliğlerine sütunlarında yer veren Turan Gazetesi, ayrıca büyük puntolarla Atatürk’ün veciz sözlerine yer vermiştir.

Turan Gazetesi ertesi gün de 348 milletvekilinin oyunu alan İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı seçildiğini bildirmiştir. Yine aynı tarihli Turan Gazetesi’nin birinci sayfasında Elazığ’ın tanınmış simalarından ve Elazığ Halkevi’nde önemli görevlerde bulunmuş olan Ömer Naimi Erdem’in “Atamız Öldü” başlıklı aşağıdaki makalesinin yer aldığını görmekteyiz.

Ankara’da yapılan cenaze törenine katılmak üzere Elazığ vilayetini temsilen, Elazığ Belediye Reisi Kemal Şedele başkanlığında bir heyet oluşturulmuş, 17 Kasım 1938 tarihinde Elazığ’dan trenle hareket eden bu heyette, Tevfik Yaramanoğlu, Ahmet Karakaya ve Elazığ’ın bazı ileri gelenleri yer almıştır.

Bilindiği üzere, 17 Kasım 1937 tarihinde Atatürk Elazığ’a gelmiş, bu ziyaretle Elaziz olan şehir ismi Elazığ olarak değiştirilmiş ve 23 Kasım 1937 tarihinde olağanüstü toplanan Belediye Meclisi 17 Kasım gününün Atatürk Günü ve Gecesi olarak kabul edilerek her sene kutlanması ve Elaziz şehir isminin Elazığ’a çevrilmesi konularını görüşmüş ve bütün meclis üyelerinin oybirliğiyle kabul edilmişti. Bu bağlamda 17 Kasım 1938 tarihi Atatürk’ün Elazığ’a gelişinin birinci yıldönümüydü ve bu nedenle 17 Kasımda bir tören yapılması planlanmaktaydı.

O günü ve geceyi neşeli ve sevinçli geçirmek, bir yıl öncesinin hatıralarını yâd etmek için aylar öncesinde hazırlıklara başlanmıştı. Fakat Atatürk’ün ölüm haberi bu sevinci kedere çevirmiştir.

Buna karşın 17 Kasım gecesi Elazığ Halkevinde anma toplantısı yapılmış ve toplantıya memurlar, gençler ve kalabalık bir yurttaş topluluğu katılmıştır. Elazığ Valisi ve Halkevi Başkanı olan Şefik Bicioğlu yapmış olduğu konuşmada yapılan bu toplantının Atatürk’ün Elazığ’a teşriflerini anmak amacıyla planlandığını ancak Atatürk’ün ölümü dolayısıyla buna olanak olmadığını belirten konuşmasını yaptıktan sonra “maddi varlığını aramızdan kaybettiğimiz, insanlığın en büyük evladı ve Türk Ulusunun Aziz Atasının hatırasına hürmeten” diyerek halkevinde toplananları üç dakikalık bir saygı duruşuna davet etmiştir. Saygı duruşundan sonra Vali Şefik Bicioğlu, Atatürk’ün ölümü hakkındaki duygularını belirterek bu büyük acının tesellisinin ise İsmet İnönü’nün göreve gelmesi olduğunu vurgulayan “Aziz Yurtdaşlarım” ile başlayan eşsiz bir konuşma yapmıştır:

19 Kasım 1938 tarihinde cumartesi günü öğle vakti Elazığ Ortaokulu’nun 900 öğrencisi ve öğretmenleri Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde bir tören düzenlemişlerdir. Hazırlamış oldukları büyük çelengi heykelin önüne koyarak saygı duruşunda bulunmuşlardır. Öğrenciler konuşmalar yapmış, şiirler okumuşlar, cumhuriyet nesli olduklarını vurgulayarak, Atatürk’ün en büyük eseri olan cumhuriyet rejimi ve onun ölmez eserlerine karşı daima en vefalı bir şekilde sadakatle bağlı kalacaklarına da ant içmişlerdir. Bu sırada töreni izleyen Elazığ Halkı da gençlerin bu andına yüksek sesle, istekle ve içten bir biçimde katılmıştır.

Elazığ’da 21 Kasım 1938 tarihinde yapılacak matem töreni hazırlıklarına başlanmış, programa göre, törene ayın 21 inci pazartesi günü tam saat 14 te başlanacak, tüm okullar ve sayın yurttaşlar bu saatten önce Cumhuriyet meydanında bulunan ATATÜRK’ün anıtı etrafında, hazırlanmış olan krokide işaret edilen mahallerde yer almış bulunacaklar, bu yerler halkevince memur edilen İbrahim Ertuğrul, Doktor Necmettin Ergin, Osman Öğe, Belediye üyelerinden Ali Özcan ve Vecihi tarafından gösterilecek, tören aşağıdaki fıkralar dairesinde başlanıp biteceği programlanmıştır.

Buna göre, önce İstiklal Marşı, yas havası, Halkevi namına bir hitabe (Cemile Aytaç tarafından), Belediye adına bir hitabe ( Fahri Karakaya ), Gençlik adına bir hitabe (Ortaokul son sınıftan Şerif tarafından, and içme (Çocuk Esirgeme Kurumu üyesi Necmi tarafından, saat tam 16’da çaldırılacak bir boru üzerine büyük şefin aziz hatırasına hürmeten üç dakikalık bir ihtiram dakikası olacaktı.

Ayrıca, Elazığ da bulunan ve engellerinden dolayı törene gelemeyen yurttaşların ve nakil vasıtalarının oldukları yerde kalması ve ihtiram dakikalarına katılmaları için belediyece düdük çaldırılacak, ihtiram dakikasından sonra Atatürk heykelinin etrafında altı oku temsilen altı meşale yakılacak, meşalelerin yanmasına müteakip, belirli bir sıraya göre Atatürk heykeli önünde bir ihtiram geçidi başlayacak, orada bulunan bütün yurttaşlar buna iştirak edeceklerdir.

Gerçekten de, 21 Kasım 1938 tarihi Pazartesi günü öğleden önce Elazığ Halkevi’nde büyük bir tören yapılmıştır. Halkevinin büyük toplantı salonu ağzına kadar dolmuş, koridorlar ve yanlardaki salonlar kalabalıktan geçilmez bir hale gelmişti. Salondaki törenin dışarıda Cumhuriyet Meydanı’nda biriken Elazığ halkı tarafından takip edilebilmesi için meydana hoparlörler kurulmuştu. Bu törende başta Dördüncü Umum Müfettişi olmak üzere müşavirler, memurlar, gençler ve halk topluluğu katılmıştır. Törene İstiklal Marşı ile başlanılmış ve onu Halkevi’nin bir üyesinin Atatürk’ün hayatı, şahsiyeti ve eserleri hakkında yapmış olduğu konuşma takip etmiştir. Diğer bir halkevi üyesi tarafından da Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi okunmuş ve nihayetinde üç dakikalık bir saygı duruşundan sonra törene son verilmiştir.

Asıl matem töreni Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı önünde saat 14.00’da öğrenci, asker, memur ve tüm Elazığ halkının katılımı ile başlamıştır. Törenden önce Atatürk Anıtı’nın önüne sayısız çelenk konulmuştu. Tören tümen bandosunun İstiklal Marşı çalmasıyla başlamış ve ardından matem havası takip etmiştir. Saygı duruşundan sonra konuşmalara geçilmiştir. Elazığ Halkevi adına Elazığ Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Cemile Aytaç tarafından “Kara bahtımız! En nihayet bizi bir gün… Onun heykeli etrafında…Ölümüne ağlaşmak için mi toplayacaktı… Ey onun gününde yası unutanlar! Onun gölgesinde bayram ve sevince kavuşanlar!… Bu acıyı tadacak mıydınız? İnanmıyorum!… Atatürk’ün ölümüne inanmıyorum! Taşa, toprağa, eşyaya kadar sinmiş; kalbimizde çarpan, nabzımızda vuran ve teneffüs ettiğimiz havada dolaşan Atatürk’ün yok olmasına inanmıyorum…. Hain ecel!… Bizden alabildiğin bir fâni cesettir ancak!… Fikir Atatürk, İman Atatürk, ruh Atatürk yaşıyor onu alamazsın!… Görüneni yensen de görünmeyeni yenemezsin!…” diye başlayan bir konuşma yapılmıştır:

Ardından, Elazığ Belediyesi adına Belediye Meclis Üyesi Avukat Fahri Karakaya, gençlik adına Elazığ Ortaokulu son sınıfından Şerif isminde bir öğrenci, Elazığ Halkı adına Necmettin Örge konuşmuştur.

Saygı duruşundan sonra Altı Ok’u temsil eden, Atatürk Anıtı’nın etrafında altı adet meşale yakılmıştır. Daha sonra Atatürk Heykeli’nin önünde geçit töreni düzenlenmiştir. Bu törende Elazığ Kız Enstitüsü, Elazığ Ortaokulu kız ve erkek öğrencileri bunların arkasından başta Dördüncü Umumi Müfettişi, Elazığ Valisi, memurlar ve vatandaşlar Atatürk Anıtı önünden saygı geçişinde bulunmuş ve tören sona ermiştir.

Harput’ta da aynı gün 21 Kasım günü saat 14.00’da Atatürk Anıtı önünde toplanılarak tören yapılmış, Atatürk’ün Türk Milletine ve Türk Gençliği’ne bıraktığı emanetleri sonsuza değin izlerinde yürüteceğine büyük şefin yüksek ruhu önünde yemin etmiş ve toplanan Harput halkı da bu yemine içtenlikle katılmıştır. Saat 16.00’da Kurşunlu Camii minaresine çıkarılmış olan dört erin borazanlarını çalmasıyla üç dakika saygı duruşunda bulunulmuştur.

10 Kasım-21 Kasım 1938 tarihleri arasında tüm yurtta olduğu gibi Elazığ halkı da Atatürk’ün ölümü dolayısıyla acı ve matemi yaşamıştır. Özellikle 21 Kasım 1938 tarihinde yapılan yas törenine bütün Elazığ Halkı yoğun bir katılım göstermiştir. Elazığ halkı Atatürk’ün ölümü karşısında yürekten ve içten bir üzüntü duymuş ve uzun süre yas tutmuştur. 21 Kasım 1938’de yapılan törenindeki konuşmalara baktığımızda Atatürk’e olan büyük sevgi ve saygının derin izlerini görmekteyiz. Bu durum Türk Milleti’nin ve Elazığlıların Atatürk’e olan derin sevgi ve saygısının sonucudur. Kentimizde, tüm kara propagandalara ve birtakım Türkiye Cumhuriyeti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk karşıtlarına karşın bugün de Atatürk’e olan bu sevgi ve saygının günümüzde diri bir biçimde yaşadığını biliyoruz. Rahmet olsun.

Kaynaklar:

HAYKIR Yavuz, Atatürk’ün Ölümü Dolayısıyla Elazığ’da Yapılan Matem Töreni makalesi, sayfa 535-562,

ATABEY, Figen; “Atatürk’e Denizden Yapılan Cenaze Töreni”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C.XXVIII, S.83, Temmuz,2012,

ATAY, Falih Rıfkı; Babanız Atatürk, Pozitif Yayınları, İstanbul, 2012.

DEMİREL, Yurdal; Tarık Tahiroğlu’nun Hatıralarıyla Elaziz’den Elazığ’a,Elazığ, 2009.

KUTAY, Cemal; Atatürk’ün Son Günleri, Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 1981.

SAYAR, Emre; Yas “Kasım 1938” Milli Matem Günleri, Kanes Yayınları, İstanbul, 2013.

SUNGUROĞLU, İhsan; Harput Yollarında,

ÜÇÜNCÜ, Uğur; “Atatürk’ün Cenaze Merasimi Sırasında Türkiye’de Yapılan Matem Törenleri”, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi,

Turan gazetesi

Elazığ Halk evi Altan dergisi

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.