DEVLET VE MUTLULUK FELSEFESİ

DEVLET VE MUTLULUK FELSEFESİ

ABONE OL
22 Şubat 2021 12:47
DEVLET VE MUTLULUK FELSEFESİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

‘’Devlet İnsanın büyütülmüş halidir’’

Sokrates’in talebesi Platon devleti anlatırken aynı zamanda insanı anlatır, bu anlatımda ‘’Mutluluk felsefesi’’ temel ögedir.

Platon, Arap ve Türk Dünyasın da Eflatun olarak bilinir, Sokrates’in en parlak öğrencilerinden biridir, Devlet Kitabı da hocası Sokrates ile yaptığı sohbetlerden oluşur.

Kimi çevrelerce ütopya olarak tanımlanan bu Devlet anlayışı felsefeciler ve bilim dünyasında taraf da bulmuştur.

Platonun Devlet kitabı, Ütopik yapıtların babası olarak da tanımlanır.

Platonun devlet felsefesinde kurgulu anlatımlar vardır.

Kurgu olarak bir gemi seçilir, Gemi kaptanını kaybetmiştir, yolcular kaptan olmak için kıyasıya mücadele eder.

Platon için adalet, herkesin kendi yaratılışına göre doğru işler yapması, bir başkasının işine müdahale etmemesi ve karışmamasıdır.

PLATONUN devletinde üç temel insan tipi vardır.

Birinci insan tipi, Üreticiler olarak tanımlanır, üreticiden kasıt sadece kol, beden işçileri değildir, üretime katkı yapan her meslek ve sanat grubundan insanlardır.

İkinci insan tipi, bekçilerdir, bekçiden kasıt, devletin güvenliğini sağlamakla görevli her türden güvenlikçilerdir.

Üçüncü insan tipi, yöneticilerdir, bu sınıf devleti yönetir, bu yöneticiler, insana efendi değil, hizmetçidir, temel vasıfları adil olmalarıdır.

Çok karmaşık bir sistem değildir.

Temel amaç bu sistemin uyum içinde çalışmasıdır.

Temel hedef İnsanın mutluluğudur.

Temel felsefe, adalettir.

Platon, Devlet meselesinde çok şey söylemiştir, bu söylemler günümüzde itibar edilmesi gereken çok değerli tespitlerden oluşur.

Bir köşe yazısında tek tek yazılması mümkün olmayan önemli tespitlerdir bunlar.

Platonun insan algısı, tanımı, eğitimi, aile yapısı, çocuk-anne ilişkisinde sorunlar vardır.

Platon; Devleti ön plana çıkarır, birey ikinci planda gelir, İdeal devletin oluşması için, birey eğitiminin öneminden bahseder, bunun gerçekleşmesi için de, Çocuk doğar doğmaz devletin himayesinde olmalı, anneden uzaklaştırılmalı, aile eğitiminden uzak devlet eğitiminde büyümeli ve devlete faydalı, adil bir yurttaş olmalıdır der.

Bu eğitim ve insan yetiştirme metodu tenkit edilebilir, tenkit de edilmiştir, hele hele bizim Türk toplumunda karşılık bulması mümkün değildir.

Platon ideal devletin oluşması için önerdiği bu eğitim, bir şekilde Sosyalist-Komünist yönetimlerce tatbik edilmiştir.

Platonun, devlet modeli erkek egemen bir modeldir, kadınlar ikinci sırada gelir, bu anlayış da ciddi şekilde tenkide uğramıştır.

Bu tenkitlere katılmamak mümkün değil derken, biz Platonun Adil Devlet modeline, bizim anlatımımız ile ‘’Devletin Dini Adalettir’’ diyerek destek verip, bir başka tespitine geçelim.

Platon, bu tespiti Demokrasi için yapar.

Günümüzde adeta kutsanan demokrasi, Platon için hiç de kutsanacak bir sistem değildir.

Demokrasiyi anlatırken, ‘’Demokratik Yönetimler, zenginlerin çok daha zengin olması için tesis edilen bir sistemdir’’ der.

Belki bu tespitte, hocası Sokrates’in Yunan Demokrasisi tarafından idama mahkûm edilmesi ve baldıran zehri içerek kendi infazını kendisinin yapması etkili olmuştur, bunu biz bilemeyiz.

Demokrasi yerine, adaletten sapmayan, bilge bir Kral yönetimi, Platon için Demokrasiden daha faziletlidir.

Günümüz Demokrasilerine baktığımızda, Platonu haklı görmemek mümkün değil.

Halkın yönetime katılması şeklinde kısaca tarif edebileceğimiz Demokrasi, uygulama sürecinde halkı yönetime hiçbir zaman ortak etmemiştir.

Halk sadece seçici olmuş, seçilenler egemen sınıflara ve seçkinlere hizmete devam etmiştir.

Halk yoksul ve çaresiz bir şekilde, egemenlerin hizmetinde olan Demokrasinin dolgu malzemesi olmuştur, bu rolü kendine paye olarak kabul etmesi de ayrı bir çelişkidir.

Bu çelişkinin temelinde eğitimsizlik yatar.

Neyi, niye seçtiğini bilmeyen bir katılımcının oluşturduğu yönetim şeklinin halen niye kutsandığını, niye tek seçenek olduğunu anlamak da mümkün değildir.

Yıllar önce okuduğum bu temel eserin günümüz Dünyasında okunup, tartışılmasını önemli buluyorum, Devlet anlayışına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Bir köşe yazısından çok, bir kitap tanıtım yazısı oldu, başka türlü olması mümkün değildi, sadece kitaba atıfta bulunup önemli gördüğüm temel tespitleri yazma imkânı buldum.

Devlet PLATON ile anlatılır ise daha iyi anlaşılır kanaatindeyim.

Hele hele bizdeki anlayış ile ‘’Kutsal Devletin’’ ne kadar saçma bir kabul olduğunu anlamış oluruz.

Devlet kutsal değildir, ALLAH’ın kutsadığından başka bir şeyi kutsamak biz Müslümanlar için mümkün değildir.

Bir başka kutsamayı daha yapıyoruz, ‘’Tartışılmaz Devlet Aklı’’ böyle bir akıl olamaz ‘’Devletin Aklı Yöneticilerin Aklı Kadardır’’

Güncel bir örnek vererek yazıyı sonlandıralım, İstanbul da Kamu-Özel ortaklığı ile yapılan Havaalanının yapımcı firmasına hazineden bahşedilen 1 milyar Avroluk yeni kıyak bize Devleti sorgulama hakkı verir, çok sayıda örnek vardır, bu örnek çok güncel olduğu için yazdım. Sadece, Devlet adil olur ise saygı duyulu, sahip çıkılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.