DARBE

DARBE

ABONE OL
6 Nisan 2021 14:23
DARBE
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Amirallerin bildirisi darbeyi yine gündemin baş köşesine oturttu, sadece amiraller bildiri yayınlamamıştı, büyük eliçiler, eski CHP milletvekilleri de aynı gerekçeler ile bildiri yayınladı, bildiri yazanlar apoletli olunca ister istemez kafalarda darbe düşüncesi yeniden canlandı.

Bildirilerdeki ortak düşünce Montrö, Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri için duyulan kaygılardı.

Bildiri metnindeki kaygılar, ülke çoğunluğunun duyduğu kaygılardır.

Amirallerin bildirisi, darbe olarak da yorumlandı, düşünce özgürlüğü olarak da görüldü, birilerine göre ise zevzeklik idi.

Kimin neyi nasıl değerlendirdiği bizi çok da fazla  ilgilendiren bir şey değil, biz kendi düşüncemizi yazıp bu işin ne olduğunu? Neye yaradığını? Anlatmaya çalışalım.

Bana göre de darbedir, bal gibi darbedir, darbe teşebbüsü de değildir, açık açık darbedir, başarıya ulaşmış bir darbe.

Senin elinde silah yok, komuta ettiğin bir birlik yok, emekli maaşını, apoletini kaybetmen bile bir söze bağlı, her an maaşın kesilip, apoletin sökülür, aç sefil kalırsın, nitekim bildiri sonrası koruma hakkın elinden alındı, lojman hakkını kaybettin, şartlar bu iken sen kalkıp, endişelerini belirtip hükümete uyarılarda bulunuyorsun, hem de gece yarısı, alelacele, tıpkı alaca karanlıkta yapılan O karanlık darbeler gibi.

Her şeye balıklama dalan, sırf muhalefet olsun diye savunmaya geçen O malum çevreler bu bildiriyi düşünce özgürlüğü olarak kabul edip alkış çalarak darbeye bir anlamda destek vermeyi vatanseverlik olarak gördü.

Hükümet kanadı ise her zamanki gibi vesayete karşı direniş çağrıları yaptı, bakkallar bayiler odası bile darbe direnişine destek verdi, zehir zemberek açıklamalar yaptı.

Daha bildiriler ortada yok iken ben de Fırat gazetesindeki köşemde Montrö çıkışı hakkında düşüncelerimi yazmıştım hem de bildiri metninden daha ağır ifadeler ile yazmıştım.

Meselemiz şimdi Montrö, Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleri değil, sarıklı cübbeli general hiç değil, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerine bağlılığımız herkes tarafından bilinir.

Meselemiz şimdi kurmay aklı, kurmay zekası!

Bu kutsanan akılla, tabu haline getirilen bu zeka ile biraz konuşalım, çünkü bildiri darbesini yapan bu akıl, bu zeka.

Kurmay zekaya sahip amiral efendiler!

Sarıklı cübbeli generali hemen görüp tepki gösterdiniz, bu general YAŞ kararları ile general oldu, bilinen bir isim, YAŞ kararlarına niye karşı çıkıp bildiri yayınlamadınız, altına imza attınız?

Sarıklı cübbeli generalin hali sizi rahatsız ederken, sarıksız cübbesiz, sizin gibi modern görünümlü terörist Fetöcüler karargahlarınızı işgal ederken niye sessiz ve tepkisiz kaldınız? Bu teröristler sizlerin zamanında TSK’yı işgal etti, o zamanlar kurmay aklınız neredeydi?

Gözünüzün önünde TSK’yı işgal eden bu teröristler, sizleri gammazlayıp, kumpaslar kurarak, Silivri’ye tıkarken tepki göstermek, bildiri yayınlamak niye aklınıza gelmedi? Kuzu kuzu Silivri zindanlarına tıkıldınız?

Mavi Vatanın isim babası biziz diyorsunuz, isim babası olduğunuz Mavi Vatan ABD, İsrail tarafından talan edilip, ülkenin ekonomik münhasır alan hakkı gasp edilirken kurmay zekanız neredeydi?

Ege ve Akdeniz de hazırladığınız ekomomik, münhasır alan haritalarında haklarımızı Yunanistan’a kaptırırken kurmay aklınız dumura mı uğramıştı?

Yunanistan adalarımızı göz göre göre işgal ederken, kurmay zekanız tatile mi çıkmıştı?

ABD’li müttefikleriniz muaveneti vurup arkadaşlarınızı katlederken, başınıza çuval geçirilip onurunuz ile oynanırken niye bildiri yazıp kurmay aklınızı devreye sokma dınız?

Karakolda ifade veren arkadaşlarınız, bildiriyi biz yazmadık, İyi Partide bir dönem danışmanlık yapan  Ergün Mengü yazdı, biz de imzaladık demişler, sizin kurmay aklınız böyle mi çalışıyor? Bir başkasının yazdığı metni görev diye imzalayan kurmay akıl, maşallah sizin kurmay aklınıza.

Hep böyle idiniz, hep bir başkalarının yazdığı senaryolar ile iş yaptınız, ABD ve NATO yazdı siz oynadınız, yaptığınız tüm darbeler bu ülkeye zarar verdi, yurtsever devrimcileri, vatansever milliyetçileri kırıp, işkence etmekle, ipe çekmekle övündünüz.

Bunları yaparken yüzünüzde hep ATATÜRK ve Cumhuriyet maskesi vardı, ATATÜRK’ten uzak ATATÜRKÇÜLER!

ATATÜRK Cumhuriyeti nitelik değiştirirken kurmay aklınız yoksa bir başkasının cebine mi girmişti? Yoksa Orduevi restoranlarında kafa çekip, GLADYO darbesi planlarımı yapıyor dunuz?

Siz basiretsiz amiraller, generaller, sizin aldığınız kurmay eğitimi NATO eğitimidir, biz bunları biliyoruz, sizin zekanız da, aklınız da ATATÜRK’ün kurmay aklı ve zekası değildir, biz bunu da çok iyi biliyoruz.

Bırakın bu ayakları, kendinize gelin, ATATÜRK’ün kurmay zekasını edinin, NATO zekanız bu ülkeye zarar veriyor.

Evet yine başarılı bir darbe yaptınız, sadece zavallı muhalefeti şaşkına çeviren, rüyasında darı gören aç tavuk muhalefeti, bir bildiri ile darmadağın eden, birbirine düşüren bir darbe yaptınız.

Darbeniz bir işe daha yaradı, ülkedeki temel sorunlar; açlık, işsizlik, yoksulluk, enflasyon bir anda unutuldu, rafa kaldırıldı, hükümetin başaramadığını siz darbeciler başardınız.

Yazının sonunda Cumhurbaşkanına da bir iltifatta bulunalım, pek huyum değildir devlet adamlarına iltifat etmek ama bir seferden bir şey olmaz, ne de olsa eski dava arkadaşımız.

Herkes yine Reisin esip gürleyeceğini beklerken Reis, gayet sakin bir şekilde biz Montröye bağlıyız, daha iyisini bulana kadar Montröye bağlı kalacağız diyerek, herkesin sesini kesti, bildiriyi de ciddiye almadığı her halinden belli idi.

Haklı Reis, tek muktedir ben olsam, ben de öyle davranırdım, sinek vızıltılarını ciddiye bile almazdım.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.