ÇARŞI PAZAR NEDEN BU KADAR PAHALI?

ÇARŞI PAZAR NEDEN BU KADAR PAHALI?

ABONE OL
7 Haziran 2021 15:19
ÇARŞI PAZAR NEDEN BU KADAR PAHALI?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Hasbihâl                                                   

Bendeniz ekonomist değilim. Ekonomiden anlamam; anladığım tek şey haftanın bir iki gününde pazar, pazar dolaşıp bir haftalık sebze ve meyvelerimi nasıl on kuruşa ucuz alırım çabasıdır.

Ama bu çabam bile yeterli değil.

Fiyatlar anormal bir şekilde yükseliyor, hızına yetişmenin mümkünü yok. Çarşı pazarlarda akşamın geç vakitlerinde sebze meyve atıklarını toplayıp evine çoluk çocuğuna götürmeye çalışan insanlarımızın içerisinde bulunduğu bu vahim durum yüreğimizi sızlatıyor.

Ayşe nine düne kadar 40-50 liraya doldurduğu filesini bu gün 100-150 liraya dolduramıyor.

Peki, Ayşe Nine’nin gelirinde bu kadar artış oldu mu, ne gezer?

Memura emekliye verilen zamlar ortada.

Emeklilere verilen ve beş yıldır beş kuruş artış olmayan bayram ikramiyelerine bile 100 liralık bir artış reva gördüler.

Demek ki biz hak ediyoruz.

***

Yaz aylarına girilmesine rağmen meyve sebze fiyatları el yakıyor. Vatandaş çoğu kez tezgâhlara almak için değil bakmak için yaklaşıyor.

Önceki seneler yaz aylarında düşen fiyatlar bu sene vicdan ve merhamet tanımadı. Buna yüksek enflasyon da eklenince vatandaşın alım gücü sıfıra indi.

Artık vatandaşımız sebze ve meyveleri kilo ile değil gramla veya taneyle almaya başladı.

Sebebi ne bunun?

Üreten ve tüketenden yana bir ulusal politikaların uygulanmamasıdır.

Geçen yıl gıda enflasyonunu yüzde 25 olurken salça fiyatlarında yüzde 75 artış oldu.

Olan da biz tüketiciye oldu.

***

Türkiye’de tarım yakıt, elektrik, yem ve bazı ürünlerde dışa bağlılığımız işi çığırından çıkardı.

Bunun yanında bir malı çiftçiden müstahsiller alıyor,

Müstahsiller karını üzerine koyup komisyonculara satıyor,

Komisyoncular da vergilendirilmiş değerler üzerinde karını da hesaba katarak market veya pazarcılara satıyor.

Market ve pazarcılarda tenceresini kaynatmak zorunda olan fakir fukaraya satıyor.

Yani bir kilo domates, bir kilo biber, bir kavun veya bir karpuz soframıza gelinceye kadar beş altı el değiştiriyor.

7-8 kat fazla fiyata satılıyor.

Böylelikle çiftçinin 250 kuruşa satamadığı domates soframıza 7-8 liraya geliyor.

Aradaki fiyat artışını bulmak için cidden ekonomist olmak gerek.

Ayşe Nine, Fatma Nine bu hesabın altından kalkamaz.

Mersin ve Antalya’da vatandaşın 250 kuruşa satamadığı domatesler çöpe dökülürken siyasilerimiz bu vahim tabloyu seyretmekten başka bir şeyler yapamıyor.

Üreticiyi de tüketiciyi de kaderleriyle baş başa bırakıyorlar.

***

Yıllar önceydi…

Trenle Mersinden Elazığ’a geliyorum.

Malatya’da kompartımana iki üç kişi girdi. Konuşmalarından köyüler olduğunu anladım.

Birisi diğerine “Vallahi kirazı iyi fiyatla sattım” değince öteki:

“Kaça sattın?” diye sordu.

Köylü “İki lira 25 kuruşa sattım” cevabını verdi.

Oysa o dönemde kiraz 7-8 liradan aşağı değildi. Bazı yerlerde 9-10 liraya alıcı buluyordu.

Peki, sebebi ne bunun?

Cahil kafamla diyorum ki doğru dürüst bir tarım politikamız ve bir hal yasamız olmadığı için.

Bu durumda hem üretici kazanmıyor hem tüketici istediği şekilde beslenemiyor ama aracılar fahiş fiyatlarla filesini doldurmaya çalışıyor.

Olanda filesini dolduramayan garip gurebaya oluyor.

 VİCDAN VE CÜZDAN 

Vicdanla cüzdan arasında devletin bir yaptırımı olmadığı sürece bu han geme böyle gelmiş böyle gider.

Eskiden bir malın üzerinde etiketler vardı o etiketlerde ürünün alış ve satış fiyatları vardı. Bunları kaldırdılar vatandaşı komisyoncuların vicdanına terk ettiler. Komisyoncular ve aracılarda vicdanın sesine değil de cüzdanlarının şişkinliğine önem verince ortaya bu günkü berbat durum ortaya çıktı.

DENETİMLER YETERLİ DEĞİL

Bizim “Kızı başıboş bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya” diye bir atasözümüz var. Davulculardan da zurnacılardan da özür dilerim ama ülkemizdeki gerçek bu.

Belediyelerin zabıta birimi diye bir birimi var. Bu birim çarşıyı pazarı sağlıklı bir şekilde denetleyerek fahiş fiyatla mal satan esnafı tespit etmeli ve gereğini yapmalıdır.

Vatandaşı bu esnafın vicdanı ile baş başa bırakmamalıdır.

Bırakırsa köylünün iki buçuk liraya sattığı kirazı biz soframızı alabilirsek 10-12 liraya ancak alabiliriz.

Ne diyelim vah ki vah…

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.