DOLAR

%
EURO

%
ALTIN(gr)

461,09

0,14%%
BİST 100

1.366,96

-0.75%
“BİNALAR İLE ÜRETİMİ ARTTIRAMAZSINIZ!”

“BİNALAR İLE ÜRETİMİ ARTTIRAMAZSINIZ!”

ABONE OL
24 Şubat 2021 15:29
“BİNALAR İLE ÜRETİMİ ARTTIRAMAZSINIZ!”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ziraat Mühendisleri Odası Elazığ İl Temsilcisi Mehmet Karaca ile tarım ve hayvancılığa dair sorunlarımızı masaya yatırdık. Karaca;  tarım ve hayvancılıkta zarar eden çiftçilerin, üretimden vazgeçtiklerini aktardı.  Ayrıca Başkan Karaca’ya ilimizde de yükselecek olan Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin ilimize ne gibi katkıları olacağı sorusunu da yönelttik.  Sorumuzu yanıtlayan Karaca; “Yapılan bu benzeri projelerin uygulama amacı iyi niyetli olsa bile, et ithal etmeye devam ederseniz;  yem fiyatlarını düşüremezseniz, yem bitkisi üretimini arttıramazsanız yapılacak binalar üretimi arttıramaz. Söz konusu OSB’de yer almak isteyen üreticilerin, zaten üretim yaptıkları ahırları mevcut. Üretimde ihtiyaçları olan;  düşük maliyetli girdiler ve et ithalatından vazgeçilmesidir” diyerek OSB’den önce yapılması gerekenlerin olduğuna dikkat çekti.

 

 

Haber: Kübra TÜRKAN / ÖZEL

Koronavirüs pandemisi ziraat faaliyetlerinin çok daha önemli olduğunu gösterdi.  Her ülke aksi bir durumla karşılaşmamak adına ihracattan stokçuluğa doğru adım atmaya başladı. Haliyle ihracat ve ithalat geçmişe nazaran tarım ürünlerinde ciddi bir şekilde azaldı ve ülkeler tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeter kapasiteye gelmek adına; üreticiyi destekleyecek politikalar geliştirmek zorunda olduklarını net bir şekilde görmüş oldular. Peki tarım ve hayvancılıkta ne aşamadayız? Bunu da işin uzmanından yani Ziraat Mühendisleri Odası Elazığ İl Temsilcisi Mehmet Karaca’dan öğrendik. İşte Karaca’nın açıklamalarının detayları…

“TARIMSAL ÜRÜNLERDE DIŞA BAĞIMLI HÂLE GELDİK!”

Ülkemizin tarımsal ürünlerde dışa bağımlı bir hale gelmesinden dert yanan Ziraat Mühendisleri Odası Elazığ İl Temsilcisi Mehmet Karaca; “Tarımsal ürünlerde dışa bağımlı hale gelen ülkemizde, tarım sektörünün ekonomideki ağırlığı her geçen yıl azalmaktadır” diyerek tarımsal ürünlerde dışa bağımlılığın yol açtığı sıkıntıları aktardı.

“ÇİFTÇİLER BORÇ BATAĞI YÜZÜNDEN; TARLASINI SATMAKTA”

Çiftçilerin çok zor şartlar altında üretim faaliyetlerinde bulunduğunu kaydeden Karaca; “Tarımın milli gelire ve istihdama katkısı azalırken, çiftçinin yıllardır devletten alacağı büyümekte… Desteklenmeyen çiftçi faizli kredilere başvurmakta, borç batağında tarlasını satmaktadır” dedi.

ÜRETİMDEN VAZGEÇEN ÇİFTÇİLERİMİZ ARTIYOR!

Çiftçilerin üretimden vazgeçtiklerini de aktaran Karaca; “Tarımsal örgüt enflasyonunda aslında örgütsüz olan çiftçilerimiz üretimden çekilirken, son yirmi yılda 3,5 milyon hektar işlenebilir tarım arazisini ekmekten vazgeçti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)`ye kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken günümüzde 2,1 milyona düştü, yaklaşık 700 bin çiftçi son derece yetersiz olan tarım desteğini bile almayı bıraktı” diyerek verilerle üretimden vazgeçen çiftçilerin çokluğuna dikkat çekti.

“TARIMDAN EN BÜYÜK PAYI; ARACILAR VE İTHALATÇI FİRMALAR ALMAKTA”

Tarımda bir üretim sorunu olduğuna dikkat çeken Karaca; “Gerek üretim alanlarının daralması, gerekse çiftçi sayısındaki düşüş, tarımda bir üretim sorunu olduğunu açıkça göstermektedir. Tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının, kırsal alan nüfusunun sürekli düştüğü bu süreçte, en büyük pay aracılara ve sözleşmeli tarımla çiftçiyi taşeronu olarak kullanan büyük şirketler ile ithalatçı firmalara gitmektedir” diyerek kazananın üretici olmadığını vurguladı.

“TARLADAKİ FİYAT; ENFLASYON ALTI, MARKETTEKİ FİYAT İSE; ENFLASYON ÜSTÜ”

“Üretici para kazanamamakta, tüketiciler ise pahalı gıda tüketmektedir” diyen Karaca; “Tarımsal girdi fiyatları enflasyonun üstünde olurken, tarımsal ürünlerin tarladaki fiyatı enflasyonun altında, marketteki fiyatı enflasyonun üstünde kalmakta, üreten çiftçi para kazanamamakta, tüketiciler ise pahalı gıda tüketmektedir. Ülkemizde maalesef üretim ekonomisi yerine yine girdilerde ve ürünlerde dışa bağımlı bir süreç yaşamaktayız” dedi.

“YEMDE YÜZDE 45 DIŞA BAĞIMLI OLUŞUMUZ HAYVANCILIĞI DA OLUMSUZ ETKİLEMEKTE!”***

Sadece tarımda değil hayvancılıkta da ciddi sıkıntıların baş gösterdiğine değinen Karaca; “Mısır, buğday ve arpada gümrük vergilerini sıfırlamak çözüm değildir. Yemde %45 oranında dışa bağımlı olmamız artan döviz nedeniyle hayvancılığımızı olumsuz etkilemektedir” dedi.

“KENDİ ÇİFTÇİMİZE VERMEDİĞİMİZ DESTEĞİ, DIŞALIMLA BAŞKA ÜLKELERİN ÇİFTÇİLERİNE VERMEKTEYİZ!”***

Hayvancılık sektörünün de muhakkak desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Karaca; “Çiğ süt üreticisinden esirgenen desteğin yansıması bir sonraki aşamada kesimler sonucu et sorunu ve yüksek fiyatlar olarak karşımıza çıkacaktır. Kendi çiftçimize vermediğimiz desteği dışalım yoluyla başka ülkelerin çiftçisine verme yanlışına devam etmemeliyiz!” dedi.

“ÜLKEMİZİN DIŞALIM YAPMASI DA GÜÇLEŞECEKTİR!”

Gelecekte dışalımda da sorunlar yaşayabileceğimizi öne süren Karaca; “Dünyada artan ürün fiyatları ve yükselen stok alımları, ekonomik krizdeki ülkemizin istese de dışalım yapmasını daha da güçleştirecektir” ifadelerini kullandı.

“TARIMA DAYALI İHTİSAS OSB’LERİNDE ÇOK SAYIDA İŞLETME BİR ARADA OLACAK”

Karaca’ya Tarıma Dayalı İhtisas OSB’si ilimizde de yükselecek hem üretim hem de istihdam açısından bu ne gibi sonuçlar doğuracak? Şeklinde bir soru da yönelttik. Sorumuza içtenlikle cevap veren Karaca; “Son günlerde basına yansıyan ve 50 bin kişiye istihdam sağlayacağı belirtilen Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinden biri de Elazığ’da yapılacaktır. Yapılacak proje ile aynı bölgede çok sayıda işletmenin bir arada olacaktır” dedi.

“KARANTİNA ZORUNLULUĞU; BÖLGE HAYVANCILIĞINI ZOR DURUMDA BIRAKABİLİR”

Kurulacak olan bu OSB’lerde binlerce hayvanın besiye alınacağını ifade eden Karaca; “Çiftlik kurulumu açısından riski yüksek olan bir arada üretim modeli, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca bir işletmedeki karantina zorunluluğu bölge hayvancılığını zor durumda bırakabilecektir” diyerek olumsuz etkileri olabileceğini aktardı.

“HAYVANCILIK DESTEKLERİ, İNŞAAT MALİYETLERİNE GİTMEKTE”

Büyük desteklere rağmen hayvancılığın istenilen ilerlemeyi gösteremediğine de parmak basan Karaca; “Bu durumun dışında üretime bakacak olursak ülkemizde ve ilimizde tarıma verilen desteklerin (özellikle hayvancılık) hemen hemen tamamı altyapı ve inşaat giderlerine gitmektedir. Bakanlık politika olarak tarımı desteklerken aslında inşaat sektörü desteklenmektedir. Bu kadar büyük desteklere rağmen hayvancılıkta beklenen ilerleme sağlanamamaktadır. Üretimde beklenen artış inşaat yapımıyla gerçekleşmemektedir” şeklinde görüş bildirdi.

KARACA, BAKANLIĞIN İTHALAT POLİTİKASINI ELEŞTİRDİ!

Bakanlığın ithalata yönelmesinin üreticiye zarar verdiğini ve bu nedenle üreticinin üretmekten vazgeçtiğini de iddia eden Karaca; “Hayvancılıkta yem, ilaç, aşı ve işletme giderleri her geçen gün artarken ürünlerin pazar değerinde beklenen artış oluşmamaktadır. Hayvancılıkta girdilerin önemli bir kısmını oluşturan yemin hammaddesinin neredeyse tamamı ithal edilmektedir. Bununla beraber bakanlığın sürekli canlı hayvan, besilik materyal ve et ithali yerli üreticiyi olumsuz etkilemekte ve üretici zarar ettiği için üretimden vazgeçmektedir” dedi.

“ZARAR EDEN ÇİFTÇİ ÜRETMEZ!”

Zarar eden çiftçinin üretemez olduğunu kaydeden Karaca; “Bitkisel üretim de durum farklı değildir. Mazot, gübre, tohum ve işçilik giderlerinin sürekli artması, Bakanlığın ithal ürün sevdası ve sürekli gümrük vergilerini sıfırlaması üreticiyi üretimden uzaklaştırmaktadır. Zarar eden çiftçi üretmez” diyerek zarar eden çiftçilerin üretimden vazgeçtiğini bir kez daha aktardı.

“PROJELER İYİ NİYETLİ AMA…”

Projelerin iyi niyetle ortaya çıktığını ama uygulamadaki sorunlar yüzünden pratiğe sağlıklı yansımadığına da açıklık getiren Karaca; “Yapılan bu benzeri projelerin uygulama amacı iyi niyetli olsa bile, et ithal etmeye devam ederseniz;  yem fiyatlarını düşüremezseniz, yem bitkisi üretimini arttıramazsanız yapılacak binalar üretimi arttıramaz. Söz konusu OSB de yer almak isteyen üreticilerin zaten üretim yaptıkları ahırları mevcut. Üretimde ihtiyaçları olan; düşük maliyetli girdiler ve et ithalatından vazgeçilmesidir” diyerek OSB’den önce yapılması gerekenlerin olduğunu aktararak sözlerini noktaladı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.