Günerkan Aydoğmuş

Günerkan Aydoğmuş

24 Şubat 2021 Çarşamba

EŞKİYA VE KIZILDERE’DEKİ REHİNELER!

EŞKİYA VE KIZILDERE’DEKİ REHİNELER!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlar, bu gün sizlere yaşanmış tarihi iki olayı anlatmak istiyorum. Yıl 1970, Deniz Gezmiş ve bir grup arkadaşı Filistin kamplarında gerilla eğitimi gördükten sonra Türkiye’ye dönüp THKO Türk Halk Kurtuluş Ordusu isminde bir örgüt kuruyorlar.

Bu elbette Türk ordusuna karşı olan bir örgüttü!

***     ***

Bu örgüt banka soygunu, polis ve askerle çatışma, rehin alma gibi çeşitli eylemlerde bulundu.

Ayrıca Ankara’da görevli dört Amerikan askerini de kaçırarak sonrada serbest bıraktı!

Bunlardan; Deniz Gezmiş, ve Yusuf Aslan Sivas’ın Gemerek İlçesinde yakalandı!

Hüseyin İnan ise dört gün sonra Kayseri’de ele geçirildi!

THKO mensupları 1 Nolu Sıkı Yönetim Mahkemesinde yargılanmaya başlandı.

Bunlar yargılanırken tam o sırada Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Hüseyin Cevahir Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi THKC adı altında yeni bir örgüt kurarak ilk eylemlerini ise İstanbul’da İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’u kaçırarak gösterdiler!

Efraim Elrom’a karşı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte tutuklu bulunan tüm devrimcilerin serbest bırakılmasını istediler!

Aksi takdirde Efraim Elrom’u öldüreceklerini söylediler!

Tarih 17 Mayıs 1971’di.

İstanbul polisi bunların izlerini tespit ederek sıkı bir takibe aldı!

O günkü emniyet görevlileri tıpkı dört Amerikalının serbest bırakılması gibi Efraim Elrom’un da serbest bırakacağını umdu.

Bu umut maalesef boşa çıktı!

Yakalanacaklarını anlayan Mahir Çayan grubu ise İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’u Nişantaşı’ndaki Hamarat Apartmanında öldürerek kaçtılar!

Bu ilk defa teröristlerin elindeki rehinenin öldürülmesiydi!

Mahir Çayan ve arkadaşları bu defa Ordu’ya gelerek Ünye’de görevli üç İngiliz teknisyenini de yanlarına yine rehine alıp Tokat’ın Niksar ilçesine gittiler.

Buradaki adamları vasıtasıyla rehinelerle birlikte Kızıldere Köyü’ne geçtiler.

İstihbarat durumu öğrenince on bir kişi ile birlikte saklandıkları Kızıldere’deki bir bağ evinde bunları kıstırdı.

Çeşitli uyarılara rağmen teslim olmadılar.

Çatışma çıktı.

Bu çatışma esnasında Mahir Çayan ve grubu yanlarında getirdikleri üç İngiliz teknisyenini bu evde elleri arkadan bağlı olarak öldürdü!

Daha sonra on bir kişi olan Mahir Çayan terör grubundan biri hariç hepsi bu evde öldürüldü!

Tek kurtulan kişi ise samanlığa saklanmış olan Ertuğrul Kürkçü’idi!..

Bunun burada sağ kurtulması yıllarca tartışmalara neden oldu!

***         ***

Evet, görüleceği gibi teröristler burada da ellerinde bulunan rehineleri masumluğuna bakmadan öldürmüşlerdi!

O gün CHP Lideri olan İsmet İnönü tarihten gelen tecrübesiyle bu günlere ışık tutacak güzel bir laf etmişti, demişti ki, ” Eşkiyanın akşamdan sabaha ne yapacağı bilinmez!..”

Evet, bu laf çok doğruydu, Eşkiyanın elinde kanun, kitap, uyması gereken hiç bir şey yoktu!

Bu sebeple de onların ne yapacağı bilinmezdi!

Bu sözün gerçekliğini  PKK’nın elinde bulunan 13 rehine olayında bir kez daha görmüş olduk!..

***     ***

Ben bu tarihi sözü Eşkiyanın elinde rehin bulunan 13 vatandaşımızın katledilmesi karşısında bir kez daha hatırlamış oldum!

Bunlar kurtarılabilir miydi?

Geniş bir tecrübeyle girişilmiş olsaydı belki kurtarılabilirdi diye düşünüyorum!

Gara’da üç askerimizle birlikte 16 şehidimizin de mekanları cennet olsun!

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.