Günerkan Aydoğmuş

Günerkan Aydoğmuş

14 Eylül 2021 Salı

ELAZIĞ ESKİ HAMAM ESKİ TAS!

ELAZIĞ ESKİ HAMAM ESKİ TAS!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlar, iki aylık bir aradan sonra sizlerle tekrar bir araya geldik.

Uzun bir tatil yaptığımı biliyorum.

Bu süre içerisinde Elazığ’da bazı şeylerin değişeceğini ummuştum!

Elazığ’ın sahipsizliğinden bahsetmeyeceğim.

Urfalı Bedii Kazancının dediği gibi, “Zira Urfa Eski Hamam Eski Tas”

Elazığ’da eski hamam eski tas!

Aradan iki yıla yakın bir zaman geçtiği halde maalesef henüz yıkılacak binalar bitmemişti!

Depremzedeler için yapılacak olan binaların da sonuna gelinmemiş!

Eskiden Abdullah Paşa’da oturan öğretmen emeklisi meslektaşım evvelsi gün bana telefon açtı, “Evim ağır hasarlıydı yıktılar! Benim bu yıkılan evimi  TOKİ’ye’de vermediler!. Henüz inşaata da başlanmamış, ben şu anda Bızmışen TOKİ evlerinde kiraya oturuyorum! Tek maaşım var, onunda yarısı kiraya gidiyor! Ne yapacağımı şaşırdım!..”

Bu işin içinden kim çıkar bilmem!

Ben bu işin içinden çıkamadım!

Kendimi bu arkadaşın yerine koydum ve bunu yazmalıyım dedim!

Vatandaşın daha bilinmeyen ne dertleri varmış!

****                        ****

 

Sayın Vali ile AKP İl Başkanı arasındaki protokol krizi ise galiba soğumaya terkedildi!

Tabi şimdilik.

Sayın Belediye Başkanı kendisini bu olayların dışında tutarak seçim öncesi vaatleri ile uğraşıyor.

Harput’la ilgili projesi güzeldi.

Daha bitmeyen birçok projesi var!

Bu genç başkandan kimse bu kadar başarı beklemiyordu!

Şu sıcak günlerdeki tek endişesi ise şehir suyunun yeni yapılan mahallelere yetmeyeceğidir!

Yeni oluşan mahallelerde oturan vatandaşlar ise orada henüz çarşının olmayışından şikâyetçiler!

Bir ekmek almak için ta, şehir merkezine kadar gitmek zorundalar!

Galiba epey bir dolmuş parası verecekler!..

Alt yapısı tamamlanmayan daha çok sayıda TOKİ evleri var!

Vatandaşımız Cumhurbaşkanı’nı gördüğünde ona dualar ediyor ama şimdilerde bu binalardan da dolayı çok dertli!

TOKİ şu anda dağların tepesinde yeni mahalleler oluşturdu!

Bakalım bu mahalleler ne zaman şehirle birleşecek!..

Yukarda da belirttiğim gibi, Elazığ’da değişen fazla bir şey yok, eski hamam eski tas!

****                             ****

AKÇAY’DA KURULAN ELAZIĞ DERNEĞİ

Balıkesir’in Edremit İlçesine bağlı Akçay Tatil Köyünde Elazığlı hemşehrilerimiz “Balıkesir, Körfez, Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneği”ni kurdular.

Ben Akçay’dayken yoğun çalışma içindeydiler.

Bu sadece Akçay’a değil, Edremit Körfezine hitap eden bir dernekti.

Dernek için bazı eşyaları kendileri, bazılarını da değerli hemşerilerimiz aldılar.

Buna rağmen bazı eksikleri halen var!

Bildiğim kadarıyla bir bilgisayar almaları gerekiyor!

Ben Belediye Başkanımız ve milletvekillerine buradan duyuruyorum, yeni kurulan bu derneğimizin bilgisayar ihtiyacını lütfen giderin!

Bu arkadaşlar Elazığ’ımızı layık-ı veçhile temsil edecek kişilerdir.

Ayvalık’tan başlayarak, Gömeç, Burhaniye, Edremit, Akçay, Altınoluk ve Küçük Kuyu’ya hitap ediyorlar!

Şu anda dernek başkanı olan Hıdır Kılıç kardeşimiz ise bu yörede oldukça sevilen, sayılan dürüst biridir!

Yardımcı olmak isteyenler başkanın Telefonunu benden alabilirler.

Bu arkadaşların hepsine başarılar diliyorum.

Devamını Oku

SIĞINMACILAR, BAYRAM İÇİN YİNE SURİYE YOLLARINDA!

SIĞINMACILAR, BAYRAM İÇİN YİNE SURİYE YOLLARINDA!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlar, Kurban Bayramı geliyor ya, Suriyeli sığınmacıların Suriye’ye göçü yeniden başladı!

Tabi her zaman olduğu gibi tekrar dönecekler!

Bu sığınmacılar her bayram ülkeleri olan Suriye’ye giderek bayramı orada geçiriyorlar.

Orada yakınları, akrabaları, komşuları var.

Peki, bunlar sığınma taleplerinde ne ileri sürmüşlerdi?

“Beşer Esat bizi katlediyor, Suriye’de can güvenliğimiz yok!”

Peki, bu can güvenliği olmayan Suriyeliler şimdi niçin korkmadan Suriye’ye Bayram geçirmeye gidiyorlar?

Bu işin içinde başka şeyler var gibi!..

Hem bunların Suriye’de bulunan akrabaları, belki de anne ve babaları orada korkmadan nasıl kalıyor?

Şu ana kadar 54 bin Suriyeli, Suriye’de Bayramı geçirmek için müracaatta bulunmuş.

Bu yüz bini rahat bulur!

Belli ki bunlar Türkiye’yi sayfiye yeri olarak kullanıyorlar!

Buna hiçbir ülke müsaade etmez.

Hem bunlar Türkiye’de istedikleri gibi dolaşıp tur da atıyorlar.

Oysa Avrupa ülkeleri bu tür sığınmacıları kamplarda barındırıyor!

Ancak izinle dışarı çıkabiliyorlar!

****                          ****

Bir diğer konu da değerli okurlar, ülkemizin demografik yapımızın bozulmasıdır!..

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; bugün iç savaşın ve karışıklıkların olduğu ülkelerin büyük çoğunluğu demografik yapıları bozuk olan ülkelerdir!

Bunun en yakın örneği parçalanan Yugoslavya’dır ve diğer ülkelerdir!..

Demografik yapımızı bile bile bozmak ülkemizin geleceğini de Allah göstermesin parçalanan o devletlerin durumuna düşürmez mi?

Bunu yöneticilerimiz bilmiyor mu?

Suriye’ye Bayramı geçirmeye giden bu sığınmacıları devletimiz niçin hala ülkemizde tutmayı sürdürüyor; buna bir türlü anlam veremiyorum!

Devleti yönetenler Suriye’de can güvenliği yoksa niçin gidiyorsunuz demesi lazım değil mi?

Maalesef bunu dile getiren bir yetkili yok!

****                  ****

Anadolu zor bir coğrafya.

Bu coğrafyada nice devletler tarihe gömüldü.

Yapılan arkeolojik kazılar bu gömülen devletleri tek tek ortaya çıkarıyor.

Ayet-i Kerime bile diyor ki,” Hiç mi gezip görmezsiniz sizden öncekilerin halini?”

Maalesef görüyoruz da bu tarihi şehirlerden bir ders çıkarmıyoruz!

Halkımızın bu konuda duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum.

Gelin ilgilileri birlikte uyaralım diyorum!

NOT: BİR SÜRE SİZLERDEN AYRI KALACAĞIM!

Değerli okurlar, sizlerden bir süre ayrı kalacağım.

Biliyorum hep birlikte zor günler geçirdik!

Dert ve kedere birlikte katlandık.

Elazığ’ımız bu zor günleri elbette aşacaktır.

Önümüzde iyi günlerin olacağına inanıyorum.

Ben de bir süre sizlerden ayrılarak tatil yapmayı düşünüyorum.

Dönüşte sizlerle tekrar buluşmak dileği ile hoşçakalın diyorum.

 

 

 

 

 

Devamını Oku

TASARRUF TEDBİRLERİ VE BAZI KURUMLARIMIZ!..

TASARRUF TEDBİRLERİ VE BAZI KURUMLARIMIZ!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlar, evvelsi gün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tasarruf tedbirleri açıklanmıştı.

Daire yöneticilerinin, bürokratların hiç istemedikleri şeydir tasarruf tedbirleri!

2000 öncesi ben Devlet Kitapları Bölge Şefliğini yürütürken o zamanda bazen tasarruf tedbirleri uygulanırdı.

Bu genelge bütün yöneticilerin elini kolunu bağlardı!

En acil ihtiyaçlarımızı bile alamazdık!

Tasarruf tedbiri öncesi ihtiyaçlarımızın listesini yapar, Devlet Malzeme Ofisine gitmeye hazırlanırdık ki, birden gelen yeni bir yazıyla bu tedbirler açıklanır ve elimiz kolumuz bağlanırdı!

Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu tedbirler beni 2000’li yılların ötesine götürdü.

Eminim ki idarecilerimizin her hesabı altüst olmuştur!

Peki, Sayın Cumhurbaşkanının açıkladığı bu tedbirlerde neler var dersiniz; sırasıyla söyleyeyim; taşıt sayısı %20 azaltılacak, yeni inşaata başlanılmayacak, kiralama yapılmayacak, hiçbir surette hizmet binası, lojman, sosyal tesis, arsa ve arazi satın alınamayacak, iletişim ve temsil giderleri kısıtlanacak, cep telefonu limiti sınırlandırılacak, Milli bayramlar dışında davetler düzenlenmeyecek, hediye verilmeyecek, atamalar yönetici kadrosuyla sınırlı tutulacak, danışmanlık hizmetleri kısıtlanacak, Bakanlar makam hizmetinde en fazla üç taşıt kullanabilecek, ömrünü tamamlamayan demirbaşlar değiştirilmeyecek!

Evet açıklanan tasarruf tedbirleri aşağı yukarı bunlar.

****                 ****

2000 öncesi uygulanan tasarruf tedbirleri Türkiye’deki bütün kurumlar tarafından aynen uygulanırdı.

Hiçbir bürokrat bu tedbirleri delemezdi!

Bu tedbirler 5-6 ay, ya da bir yıl sürerdi.

****                  ****

Şu an ekonomi oldukça berbat!

Bana göre bu tedbirlere biraz geç başlandı!

Bu tedbirlerden önce birkaç kurum dışında bütün kurumlar kendilerine saray diyebileceğimiz binalar yaptılar!

Makam araçlarını yenilediler!

Sizin anlayacağınız atı alan Üsküdar’ı geçti!

Görüldüğü gibi yapılan bu lüks harcamalar sonunda tasarruf tedbirlerini getirdi!

****                  ****

Bu fırsatı kaçıran kurumları ise söyleyeyim; başta Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere, Tarım Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü gibi bazı müdürlükler bina yapma fırsatını kaçırdılar!..Diğer müdürlükler ise tabiri caizse kendilerine saray denecek binalar yaptılar! Milli Eğitim Müdürlüğü ise hem kendi hizmet binasını hem de Öğretmenevi gibi gerekli olan bir binayı maalesef yapmadı!..

Suçlu kim derseniz elbette kurumu yönetenlerdir derim!

Bu kurumların yöneticileri şimdiden sonra yaptıramadıkları işlere kafa yormasınlar!..

Umutlar bir başka bahara kaldı!

Zaten her dönem Milli Eğitim camiası mağdur ediliyor!

Bu ise öğretmenlere verdiğimiz değeri gösteriyor.

****               ****

Evet, tasarruf tedbirleri beni nerelere götürdü.

Bu tedbirler kurumlarımıza şimdiden hayırlı olsun diyelim.

****               ****

BİRDEN FAZLA MAAŞ ALANLARDAN DA TASARRUF EDİLSİN!

Daha önce birkaç yerden maaş alan kişileri yazmıştım.

Elimde yeni ve çok sayıda bilgiler var.

Bir başka günde bunları yazacağım.

Meğerse Türkiye’de birkaç yerden maaş alan o kadarda çok insan varmış ki!

Bunların bir kısmı Üniversitelerimizdedir!

Tasarruf tedbirlerinden bahsetmişken bunlara bir sınırlama maalesef getirilmedi!

Bunlar birden fazla maaş almayı sürdürecekler!..

Acaba bunların aldıkları fazla maaşlarla yapılacak tasarruf hazineye ne kadar katkı sunacak bunun hesabının yapılması lazım!?

Ne diyeyim, aldıkları bu fahiş maaşlar fakirin ekmeğini, yemeğini çalmaktan başka bir şey değildir!

Bunlarla ilgili bir düzenlemenin mutlaka yapılması lazım diyoruz.

 

 

Devamını Oku

EMEKLİLERİN ÇİLESİ!..

EMEKLİLERİN ÇİLESİ!..
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlar, bu hafta emekli vatandaşlarımızın almış olduğu maaşlardan bahsedeceğim.

Türkiye’de kaç türlü emekli var dersiniz?

İşçi emeklisi, memur emeklisi, Bağ-Kur emeklisi, bürokrat emeklisi ve milletvekili emeklisi.

Ben toplam beş çeşit emekli biliyorum.

Özellikle işçilerin ya da memurların arasında bile farklı maaş alan emekliler var!..

Mesela aynı süre çalışmış olsa da, 2000 öncesi emekli olan işçi ve memurla, 2000 sonrası emekli olan işçi ve memurlar arasında büyük maaş farkı var!

Peki devlet yetkilileri bunu biliyorlar mı? Evet biliyorlar.

Adil olması gereken devletimiz bu ayırımı niçin düzeltmiyor?

Emekliler ülkemizin en biçare sınıfı da ondan, tek kullanacağı ise seçimden seçime bir tek oyudur.

O da gördüğünüz gibi fazla etkili olmuyor!

****                 ****

Bakın seçimden önce öğretmenlere, hemşirelere ve imamlara 3600 Ek Gösterge vereceklerini vad eden hükümet bu vadini çoktan unuttu bile!

Şimdi bir gazetecinin bu konudaki sorusuna topu taca atarak cevap veriyorlar!

Zaten birçok iktidarlar yalan vaatler vererek iktidar olmadılar mı?

Enflasyonun %40’lara dayandığı ülkemizde devletin çıkardığı enflasyon hesabı ise güya %16.50 civarında deniliyor!..

Maaşlara zam konusu gündeme gelince Enflasyon her nasılsa birden bire %16’lara düşüyor!

Bu farkı da iki yılda veriyorlar!

****                    ****

Peki kardeşim insanın içinde vicdan ve insaf denilen bir hesaplaşma yok mudur?

2-3-4-5 maaş alan insanlarla bu biçare emeklileri hiç mi karşılaştırmıyorlar?

Unutmayın ki bu mazlum emeklilerin de Allah’ı var!

Bir gün Yüce Allah’ın  ilahi adaleti sizin bu yanlış hesabınızı elbette sizden soracaktır!..

****                    ****

HER ÖNÜNE GELEN OTELİ VE UÇAĞI KULLANMIŞ!..

Hani şu kara para aklayıcısı vardı ya, medyada onunla ilgili haberleri okuduğumda şaşırıp kalıyorum!

Meğerse bunun Bodrum’daki lüks otelinde kimler bedava kalmamış ki!

Bunlar şimdi tek tek ortaya çıkıyor.

Bizim kocaman bildiğimiz bu insanlar bedavaya teşne olmuşlar!..

Birde bu kara para aklayıcısı Sezgin Baran Korkmaz’ın özel uçağını kendi uçağı gibi kullanan siyasileri ve eski bakanları okuyunca iyice şaşırıyorum!

Tabi her şey karşılıklı yapılıyor!

Bu adamın kara para aklayıcısı olduğu ortaya çıkmasaymış,  öyle zannediyorum ki bu adam otelinden ve özel uçağından dolayı tez elden iflas edermiş!..

Baksana her önüne gelen adamın uçağını kendi uçağı gibi alıp kullanmış!

Bu yetmezmiş gibi birde aile boyu Bodrumdaki o lüks otele giderek tatil yapmışlar!

Bütün bunların ortaya çıkmasını Sedat Peker’e borçlu!

Acaba SBK’nın Sedat Peker’le bir işbirliği ya da ortaklığı var mıdır? Orasını pek bilmem.

Mübarek otelini ve uçağını dostlarına hayrat olarak kullandırmış!..

Bunları okurken ister istemez aklıma hayrat mallar geldi!

****                  ****

TORUNUMU SINAVA GÖTÜRÜRKEN HAYALLERE DALDIM!..

Cumartesi günü torunumu üniversite sınavına götürürken yol boyu hayallere daldım.

Torunum bir gün önce bana demişti ki, “Dede ben kaç gündür hiç uyku uyuyamıyorum!”

Niçin dediğimde ise, “Sınav heyecanı beni bir türlü uyutmuyor!..” dedi.

Torunumun bu sözü beni ziyadesi ile üzdü!

Birden aklıma basında çıkan sınavsız üniversiteye girecekler haberi geldi!

Sonradan bu haber tekzip edildi ama iki ülke arasında askeri öğrencileri içine alan bir anlaşmayı kapsıyor denildi!

Yahu bu nasıl iş dedim, benim torunum çeşitli kurslara gitti, kaç gündür sınav heyecanı ile uyku uyuyamıyor,  elin oğlu ise sınava bile girmeden üniversiteye nasıl kayıt yaptıracak?

Bu eğitimde eşitliğe sığar mı?

Bunları düşünerek torunumu sınava gireceği okula kadar götürdüm.

Allah büyüktür dedim!

Okul bahçesindeki veliler ise çok daha heyecanlıydı, ellerinde Kuran’ı Kerim, okuyarak çocuklarına dua ediyorlardı!

İnanın bana kaç gündür bu konu kafamı kurcalayıp duruyordu!

Devamını Oku

YANAR DÖNER YAZARLAR!

YANAR DÖNER YAZARLAR!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlar, şu sıralarda bazı köşe yazarları foyaları meydana çıkınca sosyal paylaşım sitelerindeki geçmişte attıkları bazı mesajlarını silmeye başladılar.

Halkımızın bu takiyecileri çok iyi tanıması lazım.

Bunlar geçmişte aykırı görüşleriyle dikkat çekip, isimlerinden bahsettirmişlerdi.

Şimdi bunlardan birini sizlere tanıtacağım;

İsmi Hilal Kaplan, şu anda Sabah gazetesinin yazarıdır.

Onu nerelerden tanıyoruz bir bakalım; Ermenilerin Türkiye’ye karşı yaptıkları sözde “soykırım” gösterisinde aralarında Hilal Kaplan’ın da fotoğrafını görüyoruz!

Yani Ermenilerin yalanına o gün katılarak onlara destek vermişti!

Youtube ve Face’deki eski mesajlarına bakarsanız bu günkü yerinden çok daha uzakta olduğunu görürsünüz.

İşte 20 Eylül 2010 tarihli tweetleri ; “Din dersinin travmasını hala atlatabilmiş değilim! Hoca bana sınıfın önünde namaz kıldırmıştı! Zorunlu din dersine hayır!..”

Yine bir başka tweetinde ise şunları söylüyordu; “Zorunlu din dersi insanları dinden soğutuyor!..”

Daha bunu gibi bazı tweetleri daha var!

O şimdi bu eski tweetlerini silmekle meşgul!

****              ****

Açılım günlerinde ise o kadar ileri gitmişti ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin adı değiştirilsin istiyordu, “Anadolu Cumhuriyeti” konulsun diyordu, Türk Bayrağı yerine ise Türkiye bayrağı denilsin diyordu!..

Bu kadın şu anda hükumet yanlısı gazete olan “Sabah” gazetesinde geçmişi silerek yazılarına devam ediyor!

Buna köşe veren Sabah gazetesi genel yayın yönetmenini de kınıyorum!

Halkımızın bu yanar döner yazarlara tepki göstermesini istiyorum!

****                 ****

ELAZIĞ’DA ARTAN TRAFİK KAZALARI!

Değerli okurlar, son günlerde Elazığ’ımızda trafik kazaları giderek arttı!

Günlük yerel gazete ve televizyon haberlerine baktığımızda bu artışa sizde şahit olabilirsiniz!

İşte size aynı tarihli yerel gazetelerden bazı kaza haberlerinin örnekleri; 20 Haziran 2021 tarihli kazalar:

“Elazığ’da park halindeki bir araca çarpıp takla atan otomobil kaldırımda ters döndü,3 kişi yaralı!”

Bir başka kaza, “Elazığ’da iki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada 4 kişi yaralandı!”

” Otomobil direğe çarpıp ters döndü 4 yaralı!”

“Elazığ’da direksiyon hakimiyetini kaybeden kamyonet sürücüsü şarampole uçtu! Kaza yapan pikap ters döndü! Bir kişi yaralandı!”

” Elazığ Kovancılar’da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi yaralandı!”

Bunlar aynı gün meydana gelen kazalardır!

Gördüğünüz gibi bu tür kazalar son günlerde artışı gösteren kazalardır!

Sürücülerimize sesleniyorum, ne olur aracınızı dikkatli kullanın!

İyice usta olmadan trafiğe çıkmayın!

Başka ne diyeyim.

****                 ****

BEDEN TERBİYESİ İL MÜDÜRÜ EREN’İ TEBRİK EDİYORUM!

Elazığ Beden Terbiyesi İl Müdürü Abdulsamet Eren’i tebrik ediyorum.

Niçin mi, Ağın İlçemize yaptıkları spor tesislerinden ötürü.

Gurbetten sılaya dönen Ağınlılar yaz aylarında çeşitli spor karşılaşmaları düzenlerler.

Ağın’da her gün bir spor karşılaşması yapılır.

Ama ne yazık ki bu ilçemizde sadece bir halı sahası vardır.

Ayrıca Futbol karşılaşmalarına uygun olmayan bir sahada da maç yapmaktadırlar.

Bu sahanın bir tarafı dik toprak yarma olduğundan her yıl bitişiğinde bulunan vatandaşa ait bademlik alanından toprak kayarak vatandaşlara zarara vermektedir!..

Bu alanda yapılacak düzenleme ile bu dik yarmaya duvar çekilebilir!

Ve bu alan maç yapılabilir hale getirilebilir.

Ağınlı Sayın İl Müdürümüz Abdulsamet Eren’den buraya tek taraflı bir tribün ile erozyonu önleyecek bir duvar yapılmasını istemektedir.

Ağınlının Kış aylarında ise spor yapılabilecek bir kapalı alanı maalesef yoktur.

Ben İrfan Arslan’ın Ağınla ilgili bu haberini okurken çok sevindim.

İlk defa Ağın İlçemizle ilgili İl Müdürlüğümüzün bir tesis yaptığını öğrenmiş oldum.

Tekrar ediyorum bir Ağınlı olarak Abdulsamet Eren’i tebrik ediyorum.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.