1067 RAKIMLI “0” BAKIMLI BİR ŞEHİR

1067 RAKIMLI “0” BAKIMLI BİR ŞEHİR

ABONE OL
3 Mayıs 2021 14:43
1067 RAKIMLI “0” BAKIMLI BİR ŞEHİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hasbihâl                                                 

Biz bu şehrin evladıyız.

Biz bu şehrin havasını teneffüs ettik, sularında serinledik. Biz bu şehirde okuduk, bu şehirde torun torba sahibi olduk. Bizim bu şehirde dipdiri hatıralarımız, sevdiklerimize ait mezar taşlarımız var. Bizim bu şehre borcumuz var.

Bu şehir bizim.

Biz bu şehrin iklimini soluduk, tozunu toprağını yuttuk.

Biz bu şehirde ülkemize ve milletimize hizmette bulunduk.

Ama hiçbir zaman ve hiçbir zeminde bu şehirle ilgili bu kadar büyük bir hayal kırıklığına uğramadık.

Kimileri bu şehir için “Şöyledir, böyledir.” dese de inanın inanmadık.

***

Bu yüzden biz bu şehrin sorunlarını onlarca, yüzlerce yazdık.

Adını “Sahipsiz Şehir” koyduk.

Eskiden yazdığımız yazılar yetkililer tarafından okunur, gereği yapılmak üzere ilgili kuruma gönderilir, oradan gelen cevabi yazıyla konu bizlere aktarılırdı. Biz de aldığımız cevabi yazıyı okuyucularımızla paylaşır, onları bilgilendirirdik.

Gün geldi memleketin hiçbir sorunu ile ilgilenmeyen ilgililer yazılanlarla da ilgilenmediler.

Biz yazdık, biz okuduk.

ELAZIĞ NEREYE GİDİYOR?

Önce bir deprem vurdu Elazığ’ı ama ne vuruş…

Can kaybı az olsa da yıkımı çok fazla oldu.

Gecenin bir saatinde eksi 20 derecelerde insanlarımız sokağa, fırsatçılar meydana düştü.

Kimileri can derdinde, kimileri de mal derdindeydi,

Hırsızlar, soyguncular, namussuzlar ise sahanın her yerindeydi.

Devletimiz var olsun yetişti imdadımıza ama…

Bu şehrin yöneticilerinin basiretsizlikleri ve acemilikleri ile devletin verdiği imkânları tam anlamıyla vatandaşa sunamadılar.

Hep yarım bıraktılar,

Yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

Sıkıştıklarında da topu vatandaşın üzerine attılar

Her zaman ve her zeminde “Ben yaptım oldu” dediler.

***

Evlerimiz yıkıldı, insanlarımızı yetirdik, işimizi aşımızı yetirdik bütün bunların sonucu ne yazık ve ne yazık ki daha önceleri de sahipsiz olan bu şehir daha da sahipsizleşti.

Rayından çıktı,

Yaşanılır şehir olmaktan çıktı bu şehir.

Elazığ Gakgoşlar diyarı, kültürün, şiirin, edebiyatın başkenti olmaktan çıktı. Elazığ mertliğin otağı, yiğitlerin yatağı olmaktan çıktı.

Eşi emsali bulunmayan, Türkiye’nin en saygın şehri Elazığ’ı aldılar yerine başka bir şehir koydular.

Birazı Suriyeli, birazı Tuncelili, birazı Bingöllü, birazı Muşlu, birazı Diyarbakırlı, birazı Malatyalı ve…

Birazcığı da Elazığ olan bol karışımlı bir aşure yaptılar.

Atatürk’ün ismini verdiği bu şehir kimilerine göre Elaziz, kimilerine göre Elazık oldu. Bize göre de bu güzelim şehre çok ama çoook yazık oldu.

***

* Elazığ sahipsiz.

* Elazığ’da yatırım yok.

* Uluova, Kuzova ve Altınova gibi üç devasa ovaya sahip, dört bir yanı suyla çevrili Elazığ’da ziraat bitti, tarım yok, hayvancılık yok.

* Kahveler tıklım tıklım, aş yok, iş yok.

* Her gün onlarca işyeri kapanırken kılını kıpırdatan yok.

* Bacası tüten gözle görülür bir fabrikası yok.

* Caddeleri, sokakları tıklım tıklım dolu, nereye gittiği, niye gittiği belli olmayan üretimden uzak başıboş bir insan seli…

***

Gün geçtikçe Elazığ bir sorun yumağı haline geliyor. Teknolojinin altın çağını yaşadığı zamanımızda ne yazık ki şehrimizdeki trafik ışıkları bile hâla tam olarak yanmıyor.

Şehrin bazı yerleri sanki Elazığ değil.

Akıl tıkandı, trafik tıkandı,

Yol yok, yordam yok.

Cadde üzerinde otobüs durağı, durakta bekleyen taksiler,

Duraklar otobüslere, kaldırım insanlara, cadde arabalara geçit vermiyor.

Kapalı çarşıya girilmiyor.

Zabıtalar turist gibi dolaşıyor.

Esnaf vatandaşa, vatandaş da esnafa güvenmiyor.

Resmi kurum ve kuruluşlarımızda ise “Bugün git, yarın gel.” geleneği devem ediyor.

Hizmet çarkı dönmüyor.

Buna rağmen takdirname almayan, taltif edilmeyen, ödül verilmeyen kurum ve kuruluşlar yok gibi, hepsi ödüllük, hepsi takdirnamelik.

***

Takdirnamelikler çoğalınca şehrin sorunları da çoğaldı.

Herkes kendisini dev aynasında görmeye başladı.

Haksızda değiller çünkü gittikleri her yerde onları çılgınca alkışlayan “Elazığ sizinle gurur duyuyor” diye avaz avaz bağıran bir halk kitlesi var.

Oysa mevcut bürokrat ve siyasilerden gurur duyulacak bir Allah kolu yok.

***

Hal böyle olunca ortaya 1076 rakımlı “0” bakımlı bir şehir çıkıyor.

“Sahipsiz şehir.”

Bize de “Bu başa bu traş çok bile” demekten başka bir şey düşmüyor.

Sağlıcakla kalınız sevgili okurlarım.

Ne olur kendiniz için değil bu şehir için bu ülke için dua ediniz. Belki kabul olur.

Olur da şehir kurtulur.

***///***

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.